| Bana bir iş önerildi üç hafta önce Güzel bir evdi. | Open Subtitles | قبل ثلاثة اسابيع عُرض علي عمل في اعلى التلال بيت جميل. |
| Sana İsveç'te bir iş bulacağıma söz veriyorum. Andrei ile konuşacağım. | Open Subtitles | أعدك بأن أجد لك عمل في السويد ، سأتحدث الى أندري |
| Savaş sonrası, Almanya'da iş bulamadı. | Open Subtitles | لم يستطع الحصول على عمل في ألمانيا بعد الحرب |
| - Elena'nın Jackson caddesindeki Midtowner Motel ile herhangi bir işi varmıydı? | Open Subtitles | هل كان لالينا عمل في فندق وسط المدينة على شارع جاكسون ؟ |
| Bir süre Washington'ta çalıştı, Sonra tekrar buraya taşındı. | Open Subtitles | عمل في (واشنطن) لفترة بسيطة, ثم عاد إلى هنا |
| Neden insanlar Cincinnati'de iş bulamazlar? | Open Subtitles | لماذا الناس لا يستطيعون إيجاد عمل في سينسناتي ؟ |
| Amerika'da işim olduğunda oraya gitmeye bayılıyorum. | Open Subtitles | "أحبُ أن أذهب إلى هناك عندما يكون لديّ عمل في (أمريكا)" |
| 25 yıl boyunca her yıl... ve bana göre yıkamada çalışmak okyanustaki en havalı işti. | Open Subtitles | كل سنة من 25 سنه لي بالعمل بالغسل كان أسوأ عمل في المحيط كله |
| Ayrıca New York Hastanesi'nde çalışan Dr. Harrison'ın onu tedavi ettiğini öğrendin. | Open Subtitles | ولقد تمم معالجته من قبل الطبيب هاريسون{\pos(190,190)} الذي عمل في مستشفى نيويورك |
| Baban New York'ta bir iş buldu ve onunla oraya taşınmanızı istiyor. | Open Subtitles | أبوك وجد عمل في نيويورك و الآن هو يريدك أن تنتقل معه |
| Kötü gider ve anahtarı bulamazsam, bana Los Angeles Polis Şubesinde bir iş bulman gerekecek. | Open Subtitles | لو سائت الأمور ولم أجد المفتاح ستجد لي عمل في قسمكم |
| Bay Leland Gaunt, Akron, Ohio'da bir iş yürütmemiş. | Open Subtitles | السيد غونت لن يدر اي عمل في اكرون,اوهايو |
| Evet. Ve işin en iyi yanı yayıncılıkla alakalı bir iş aramaya devam edebilecek olmam. | Open Subtitles | أفضل ما بالأمر أني لا زلت أستطيع البحث عن عمل في النشر. |
| Ve liseyi terk edince, Burger King'te bir iş bulmayı tercih etti. | Open Subtitles | وفي هذا الوقت يتخرج من المدرسة عليا و يفضل أن يحصل على عمل في ملك البيرجر |
| Geçen hafta Philadelphia'da iş gezisinde miydiniz? | Open Subtitles | هل كنت في رحلة عمل في فيلادلفيا الاسبوع الماضي؟ |
| Umarım Kaliforniya'da iş bakmışsındır çünkü bir işe ihtiyacın olacak. | Open Subtitles | آمل بانك كنتَ تبحث عن عمل في كاليفورنيا لأنك ستحتاج لواحدة |
| Şehir merkezinde bir ikram işi için adam ayarlamaya çalışıyorum. | Open Subtitles | انا صراحة مشغول اريد ان انهي عقد عمل في المدينة |
| Hayatı boyunca Evil Corp'ta çalıştı ve beklenmedik bir anda kovuldu. | Open Subtitles | عمل في شركة (إيفل) حياته كلها و فجأة طُرد منها |
| Ve hapisten çıktığında çoğu yöneticisi eski tutuklulardan olan, Fortune Society'de iş buldu. | TED | وعندما خرج من السجن، حصل على عمل في "ثروة المجتمع" حيث العديد من موظفي الإدارة قد سُجِنوا سابقًا. |
| - Bugünlerde hep Londra'ya gidiyorsun, Bay Bates. - Londra'da işim var. | Open Subtitles | (أنت دائماً تذهب إلى "لندن" سيد (بيتس - "لديّ عمل في "لندن - |
| L.A. ya taşınıp, Özel bir klinikte çalışmak. | Open Subtitles | عمل في مصحه طبيه خاصه و الإنتقال إلى لوس أنجلوس |
| Miami Polisi'nde çalışan ve lam ile kan örneği alan sadece bir kişi vardı. | Open Subtitles | واحد فقط عمل في شرطة (ميامي) وأخذ شرائح دم |
| Yeşil kartı sayesinde, Caldwell Güvenlik'te işe girmiş. | Open Subtitles | حصل على عمل في "كالدويل الأمنية"، مجاملة من بطاقته الخضراء |
| Seni son gördüğümde Washington'da yeni bir işe başladın sanıyordum. Ne oldu? | Open Subtitles | في آخر مرة رأيتك فيها كنت تبحث عن عمل في واشنظن ما الذي حدث ؟ |
| Bayan Nooyi'yi elbise değişterme odasında iş için ikna etmeyi mi? | Open Subtitles | الضغط على الانسة نويي من أجل عمل في غرفة تبديل الملابس؟ |
| Yoksullarla alakalı bir işim olsa babam çılgına dönerdi. | Open Subtitles | أعتقد أنها ستدفع أبي للجنون إن حصلت على عمل في مساعدة الفقراء |
| Almanya'da çalışmış ve Auschwitz'e geldiğinde SS onun kim olduğunu biliyormuş, o yüzden ona kartlar vermişler, ona bir parça ip vermişler, zarlar vermişler ve o da onlar için performans yapmış. | TED | عمل في ألمانيا، وعندما حضر إلى معسكر أوشفيتز، عرفت فرق إس إس شخصيته، وأعطوه بعضًا من أوراق اللعب، وأعطوه قطعة خيط، وأعطوه عددًا من أحجار النرد، وقام بالتأدية أمامهم. |