| Vurulduğunun haberi gelince nasıl olduğunu öğrenmeye uğramıştı. | Open Subtitles | حسنٌ، سمعنا أنه تم إطلاق النار عليك ومر بي ليسأل عن حالك |
| Sana ne zaman nasıl olduğunu sorsam ya da bir dava hakkında bilgi versem, sözümü kesiyorsun. | Open Subtitles | عندما أستفسر عن حالك تجيبين بإختصار |
| Baban nasıl olduğunu merak ediyor ve sana bir şeyler söylemek istedi. | Open Subtitles | لقد سأل والدك عن حالك و أراد أن يخبرك أمور... |
| nasıl olduğunu sorardım ama hissedarım dolayısıyla biliyorum. | Open Subtitles | كنت سأسأل عن حالك لكنني مالك للأسهم |
| Ama hala burada oturup nasıl olduğunu soruyorum. | Open Subtitles | لكنني مازلت أجلس هنا واسأل عن حالك |
| Senin ve annenin nasıl olduğunu da sordu. | Open Subtitles | سألت عن حالك أنتِ و أمك |
| nasıl olduğunu sormadım. | Open Subtitles | لم أسألك عن حالك |
| nasıl olduğunu sormayacağım. | Open Subtitles | لن أسألك عن حالك |
| nasıl olduğunu soracak değilim. | Open Subtitles | لن أسألك عن حالك |
| nasıl olduğunu merak ettim. | Open Subtitles | كنت أتساءل عن حالك. |
| -O da bana senin nasıl olduğunu sordu. | Open Subtitles | - لقد سألتني للتوّ عن حالك ؟ |