| Böyle güzel nesneleri nasıl yarattığınızı sorabilmek için sizinle tanışmak istedim. | Open Subtitles | فأردت أن أقابلك لأعرف كيف تتمكن من صنع هذه الأشياء الجميلة |
| Ve bu seni düşünmemi sağladı, arayıp arayı kapatmak istedim. | Open Subtitles | مما دعاني إلى التفكير بكِ فأردت أن اتصل وأعرف أخبارك |
| Orada sevgi vardır. Neden çalışmak için böyle insanlarla birlikte olamadığımı bilmek istedim. | TED | كان هناك حب، فأردت أن أعرف لماذا ليس لدي زملاء مثل هؤلاء؟ |
| Işığını açık gördüm de. Bir şeye ihtiyacın var mı, sorayım dedim. | Open Subtitles | لقد رأيت منزلك مضاءاً فأردت أن أسئلك لو إحتجت أي شئ , لقد أخبرتني أمي بما حدث |
| Eve gidiyordum ama yol kapandı ben de size yardım edeyim dedim. | Open Subtitles | لقد كنت في طريقي ولكنني وجدت الطريق مغلق فأردت أن أساعد هؤلاء الناس |
| Parti cuma günü o yüzden sistemin nasıl çalıştığını kontrol etmek istedim. | Open Subtitles | الحفل يوم الجمعة,فأردت أن أتأكد بأن النظام كامل تقريبا |
| Burada olduğuna sevindim. Seninle konuşmak istedim. | Open Subtitles | أنا سعيد أنك متواجد هنا فأردت التحدث معك. |
| Bildiğini biliyorum, ve büyük ihtimalle çıldırmışsındır bu yüzden açıklamak istedim. | Open Subtitles | أعلم أنكِ تعرفين و أنتِ مندهشة تماماً على الأرجح فأردت أن أشرح لكِ |
| Daha büyük bir şey almak istedim şu bebek evlerinden biri gibi. | Open Subtitles | ...لذا فأردت أن أحضر لها ما هو أكبر كأحد هذه المنازل الصغيرة |
| Fiyat binlerce dolara çıkabilir diye düşündüm ve sadece bir parçası olmak istedim. | Open Subtitles | أظن أن المبلغ سيصل للآلاف فأردت فقط أن أكون جزءا من ذلك |
| Ah, Gece için çıkıyorum. Nasıl olduğunu görmek istedim. | Open Subtitles | لقد كنت في طريقي إلى الذهاب، فأردت أن أرى تقدمك |
| Ortada dönen bir şey vardı, detayları öğrenmek istedim. | Open Subtitles | كانت تجري نوع ما من الصفقات فأردت التفاصيل |
| Seni üzdüğünü fark ettim. Nedenini öğrenmek istedim. | Open Subtitles | كان يبدو عليك الإستياء فأردت معرفة السبب. |
| Ben de baban olarak bir şey yapmak istedim... Belki bir araba... | Open Subtitles | فأردت أن أفعل شيئاً ما كأب ففكرت في السيارة |
| Bisikletini haşat ettiğim için kötü hissettim. Yeni bir tane almak istedim. | Open Subtitles | شعرت بالأسى لتحطيمي دراجتك فأردت أن أشتري لك واحدة جديدة |
| Bu yüzden buraya gelip senden özür dilemek istedim çünkü bir şerefsiz gibi davrandım ve bunun farkındayım. | Open Subtitles | فأردت المجيء هنا والاعتذار لك لأنني تصرفت كأحمق وأعلم ذلك. |
| Sadece etrafımda kimse olmadan buradan çıkmak istedim. | Open Subtitles | فأردت الخروج من دون الحاشية هذا كل ما في الأمر |
| Rafael ile konuştum ve buluşma istedim. | Open Subtitles | لقد تحدثت للتو إلى رافائيل، فأردت أن ألتقي به. |
| Meraklı şişko buraya çıktı, korkutayım dedim. | Open Subtitles | لقد جاءت البدينة الفضولية، فأردت أن أُخيفها قليلاً. |
| Neyse. Seni gördüm, bir selam diyeyim dedim. | Open Subtitles | على كلِ رأيتكِ فأردت أن ألقيبتحياتي.. |
| - Korkutucu bir çocuğun bunu yaptığını gördüm. Ben de deneyeyim dedim. | Open Subtitles | رأيت طفلا خائفا يفعلها فأردت أن اجربها |