| Ne olduğunu teşhis etmeyi gittikçe zor hale getiren karmaşık makine düzenlerini daha fazla buluyoruz. | TED | وسوف نجد اكثر فأكثر ترتيبات معقدة من الآليات والتي اصبح من الصعب اكثر فأكثر من ان ندرك تماما مالذي يحدث في طياتها |
| Sizin gibi olmayan insanları anlamak gittikçe daha zor hale geliyor. | TED | فيصبح أصعب أكثر فأكثر أن تفهم الناس الذين يختلفون عنك. |
| 6 hafta boyunca gittikçe artan ve daha da berbat bir hal alan baş ağrıları vardı. | TED | عانى من صداع طيلة الأسابيع الست الماضية ثمّ ازداد سوءًا أكثر فأكثر فأكثر. |
| Nasıl el şaklatmaca oynadığınızı. Ancak sonrasında mektuplar giderek azalmaya başladı. | Open Subtitles | تلعبين كعكة باتي لكن بعدها ، بدأت الرسائل تقل أكثر فأكثر |
| Şimdi uykunuz giderek artsın... ve karanlık sürekli... daha uzaklara gitsin. | Open Subtitles | واستمعا للصوت، واشعرا وكأنكم تنامان الآن ودعوا الظلام يذهب أكثر فأكثر. |
| Fakat rahatsız edici bir vızıldama bütün huzuru bozuyor, gitgide yaklaşıyor, yaklaşıyor, yaklaşıyor. | TED | ولكن يأتي بعد ذلك أنين مزعج ليعكّر الصفو، ويقترب أكثر فأكثر فأكثر. |
| Geçtiğimiz sene gördüğümüz gibi bu düşünce gittikçe sorgulanıyor. | TED | ولكن كما رأينا عبر السنوات الماضية ، أعتقد أن تلك هي مجرد فكرة. وهو موضع شكّ أكثر فأكثر. |
| O kadar ki, her geçen gün, dede olma umutları gittikçe azalıyor, anlıyor musun? | Open Subtitles | لدرجة أنه مع كل يوم ..يفقد الأمل أكثر فأكثر بأن يصبح جداً أتستوعب هذا ؟ |
| Onun teorisi, dağların gittikçe daha da yükseldiği gerçeğiydi. | Open Subtitles | نظريته تستند بالكامل على حقيقة أن الجبال تعلو أكثر فأكثر. |
| Burundan gelen bir şive güneye gittikçe belirginleşir. | Open Subtitles | تصبح حادّة أكثر فأكثر كلما اتّجه المرء للجنوب |
| Bunların milyonlarcası gittikçe birbirine yaklaşır, ve daha sonra kaynaşırlar. | Open Subtitles | سميتزجان سويا وستكون هناك ملايين الجزئيات داخل القطب السالب وتقترب الجزيئات اكثر فأكثر حتى يحدث ذلك الاندماج |
| Ve kafasında bu ilişkiyi gittikçe daha da ilerletiyormuş. | Open Subtitles | ويَحْصلُ على أكثر فأكثر عميق , هذا علاقةِ الحبّ في رأسهِ. |
| Bence, bu turne giderek daha iyi olacak anlamına geliyor. | Open Subtitles | لذا أظن أن ذلك يعني أن الجولة ستتحسن أكثر فأكثر. |
| Ben bir süredir çatışmalar kazanıyorum, ve giderek daha çok çatışmanın içine giriyorum. | TED | و بذالك كنت أنتصر في العديد من المعارك، أشارك في معارك جديدة، أكثر فأكثر. |
| Sıcaklıklar artacak ve uzay giderek daralacaktır. | TED | سترتفع درجات الحرارة وسيصبح الفضاء مضغوطًا أكثر فأكثر. |
| Ve giderek netleşiyor ki petrolün her zaman elimizin altında olacağı bilgisine artık güvenemeyeceğiz. | TED | ويبدوا لنا من واضح أكثر فأكثر أننا لن نتمكن من الاعتماد على حقيقة أنّ هذه الخامة ستكون تحت تصرّفنا إلى الأبد. |
| Sık tekrarlanan, büyük-çaplı görevlerde makineler, gitgide akıllı olmaktadırlar. | TED | فيما يتعلق بالمهام المتكرره، ذات الحجم الكبير فإن الآلات تزداد ذكاءاُ أكثر فأكثر |
| her geçen gün daha çok sayıda hastaya takılıyorlar. Hala klinik deney aşamasındalar ama, bunları rutin olarak kullandığınızı hayal edin, | TED | و يستفيد منها عدد أكثر فأكثر من المرضى. هي لا زالت قيد التجارب السريرية ، لكن تخيلوا حين نتمكن من توصيلها، |
| Zamanla ve pratikle, git gide daha fazla özümden yaşar hale geldim. | TED | ومع الوقت والتدرب، حاولت أن أعيش بجوهري أكثر فأكثر. |
| Biz bu yapay zekâyı alıyoruz ve daha da akıllı hale getiriyoruz. | TED | وما نقوم به هو أخذ ذلك الذكاء الاصطناعي ونجعله أكثر فأكثر ذكاء. |
| Hem bir meşe tomurcuğu, hem de değişik bir şey gelişmeye başlar, mazı. | Open Subtitles | ليست وظيفتهنّ انتاج البيض لكن الاعتناء بأخواتهنّ الأصغر. عاملات أكثر فأكثر يخرجن من خلاياهن. |
| Gün geçtikçe daha kıskanç olmaya başladı. | Open Subtitles | يوما بعد يوم، بدأ بالنمو متشككا أكثر فأكثر |
| Oğlumla görüşmeye başladığından beri seni izliyordum ve Gün geçtikçe Clark Kent ile ilgili şok edici gerçeğe Adım adım yaklaşıyordun. | Open Subtitles | لقد كنت اراقبك منذ بدأتي بمواعده ابني وكنتي تقتربي اكثر فأكثر لتكتشفي الحقيقه المذهله لكلارك كنت |