| Elbette. Müzenin küratörünü tanıyorum. | Open Subtitles | بالطبع , فأنا أعرف القَيّم على المتحف هناك |
| Sen Martin Sloan değilsin. Martin Sloan'u tanıyorum ve sen o değilsin. | Open Subtitles | أنت لست مارتن سلون، فأنا أعرف مارتن سلون، وأنت لست هو |
| Şaşırmadım, Joseph'i tanırım. | Open Subtitles | أنت لست متفاجئا , فأنا أعرف جوزيف انه رجل وطني حقاً |
| İster inan ister inanma ama bu duyguyu iyi bilirim. | Open Subtitles | وسواء صدقتي ذلك أم لا، فأنا أعرف ذلك الشعور جيداً |
| Hastane yemeklerinin tadının nasıl olduğunu bilirim. | Open Subtitles | فأنا أعرف كيف الغذاء فى المستشفيات |
| Leprechaun Takımının Yanındaki Kişinin Yalnız Bir Anne olduğunu biliyorum. | Open Subtitles | فأنا أعرف أن من بداخل حلة الجني ام غير متزوجة |
| Yapmış olsam bile, arama belleğinin nasıl temizleneceğini iyi biliyorum. | Open Subtitles | وحتى لو فعلت، فأنا أعرف كيف أمسح آثار البحث تمامًا |
| Ki öyleyse, önemli mevkilerde kişiler tanıyorum. | Open Subtitles | لأنها لو كانت كذلك فأنا أعرف أشخاصاً واسعي النفوذ. |
| Dostlarımı, düşmanlarımı tanıyorum. | Open Subtitles | فأنا أعرف فيها من هم أصدقائى و من هو عدوى |
| Yumuşak saçlarına ve rahatsız edici aksanına aldırmazsan seni evinde ameliyat edecek bir cerrah tanıyorum. | Open Subtitles | إن لم يكن يضايقكَ الشّعرٌ المرخى واللكنةُ المزعجة فأنا أعرف جرّاحاً قادراً على إجراء العمليّةِ في منزلك |
| Buna inanamıyorum. Phil'i tanırım. | Open Subtitles | لا أصدّق هذا فأنا أعرف (فيل) |
| Hayır, Effy'i tanırım. | Open Subtitles | كلا, فأنا أعرف (إيفي). |
| Adayı çok iyi bilirim. | Open Subtitles | أذا كنت تريد مرشداً جيداً فأنا أعرف الجزيرة جيداً |
| Senin durumunda çıkmaza sürüklenmenin işten bile olmadığını iyi bilirim. | Open Subtitles | فأنا أعرف حقّ المعرفة سهولة أن يتباطأ عمل المرء |
| O yüzden, sikik çıngıraklı yılan tavırlarınızı iyi bilirim. | Open Subtitles | حتي قابلت رفيقة حياتي دياندرا فأنا أعرف عش الأفاعي اللعين الذي تزحف منه |
| Bunun ne kadar sinir bozucu olduğunu bilirim. | Open Subtitles | فأنا أعرف كم يمكن لذلكَ أن يكون مزعجاً |
| Dengesizliğin ne olduğunu bilirim. | Open Subtitles | فأنا أعرف المختلّين . انظر إليّ . |
| Korku içinde yaşamanın nasıl olduğunu bilirim. | Open Subtitles | فأنا أعرف معنى العيش في خوف |
| Bir şey daha... Atlardan bahsetmişken, endişelendiğiniz atın hangisi olduğunu biliyorum. | Open Subtitles | وبالحديث عن الأحصنة، فأنا أعرف الحصان الذي يقلقك |
| Anlamadığın bir güce sahip olmanın nasıl bir duygu olduğunu biliyorum. | Open Subtitles | فأنا أعرف كيفية الشعور بإستقبالك لقدرة لا تعرف طريقة استخدامها |
| Ne kadar üzüldüğümü bilmenizi istedim. İkinizin ne kadar yakın olduğunu biliyorum. | Open Subtitles | وأردتُ أن أقدّم تعاطفي، فأنا أعرف مدى قربكما من بعض. |
| Bana kulak verin efendim neden bahsettiğimi gayet iyi biliyorum. | Open Subtitles | خذ الكلام الحق منّي يا سيّدي. فأنا أعرف ما أتحدّث عنه. |