| - Özür dilerim. Cenazeyi kaçırdım. - Torunumun mezuniyeti vardı. | Open Subtitles | ، أنا آسف فاتتني الجنازة حفيدي كان في حفل التخرج |
| Hiç hastayım dedim mi veya bir vardiyamı kaçırdım mı? | Open Subtitles | هل تغيبت يوماً بسبب المرض أو فاتتني نوبة واحدة ؟ |
| Geçen sefer onların yüzünden seçmeleri kaçırdım. | Open Subtitles | في المرة السابقة فاتتني مقابلة العمل بسببهم |
| Konferansını kaçırdığım için üzgünüm. Duyduğuma göre çok dikkat çekiciymiş. | Open Subtitles | أنا آسف فقد فاتتني محاضرتك سمعت أنها كانت رائعة |
| İyi ki sohbetin başını kaçırmışım. | Open Subtitles | هذه محادثة يسعدني أن فاتتني بدايتها |
| Tren rötar yaptı sonra da otobüsü kaçırdım. Merak mı ettiniz? | Open Subtitles | لقد تأخر القطار لهذا فاتتني الحافلة هل قلقتما؟ |
| Annemin ve babamın üzüntüden yaptıkları kavgaları kaçırdım ve... bu savaşı kazandığımız zamandı. | Open Subtitles | فاتتني كل الشجارات بين أبي و أمي عندمايكوناقلقين, و هذا عندما كنا نفوز في الحرب |
| - Bu sabahki tanıtımızı kaçırdım. | Open Subtitles | فاتتني مقابلتك هذا الصباح عندما تم تقديمك |
| Ha isteyerek ha kazara kaçırdım ne fark eder ki? | Open Subtitles | ماذا يعني إذا فاتتني الطائرة عن طريق الخطأ أو عن قصد؟ |
| Sadece salondaki cinsel eğitimi kaçırdım. | Open Subtitles | فاتتني وحسب ساعة واحدة وجزء من الثقافة الجنسيّة |
| Ya soyuldun ya da büyük bir parti kaçırdım. | Open Subtitles | حسناً، إما أنه تم السطو على منزلك، أو فاتتني حفلة جهنمية |
| Gerçek olmadığını unutarak tüm eğlenceyi kaçırdım. | Open Subtitles | لكني كنت فتاة الغيبوبة , فاتتني كل المتعة |
| Otobüsü kaçırdım. Beni okula bırakabilir misin? | Open Subtitles | لقد فاتتني الحافلة هل يمكنك توصيلي للمدرسة؟ |
| Kasabadan geçiyordum, tekerim patladı. Uçağı kaçırdım. | Open Subtitles | أنا فقط امر في هذه البلده، لدي اطار مثقوب و فاتتني رحلتي |
| Saçmalıkların sağ olsun, vesikalık randevumu kaçırdım. | Open Subtitles | شكراً من أجل إحتيالكِ علي لقد فاتتني جلسة التصوير |
| Otobüsü kaçırdım ve telefonumu evde unutmuşum. | Open Subtitles | لقد فاتتني الحافلة في الطريق إلى هنا ونسيت هاتفي في المنزل |
| Bugünkü dersinizi kaçırdığım için üzgünüm. İyi miydi? | Open Subtitles | آسفة لأنه فاتتني المحاضرة اليوم هل كانت جيدة؟ |
| bir şekilde kaçırdığım onca noeli temsil ediyordu. | Open Subtitles | بطريقة ما إنها تمثل كل أعياد الميلاد التي فاتتني |
| Dostum, tüm eğlenceyi kaçırmışım. | Open Subtitles | يا رجل, لقد فاتتني كل الأحداث المثيرة |
| Otobüsü kaçırmıştım. | Open Subtitles | أول حصة في مادة التاريخ , في نفس اليوم الذي فاتتني فيه الحافلة |
| Pardon. Seni dinlemiyordum. Birkaç derin somurtma çizgisini atlamışım. | Open Subtitles | آسفة لم أسمع ، أعتقد أنني قد فاتتني بعض الجمل |
| Ama ilk perdenin bir dakikasını kaçırırsam, bir şeye benzer mi? | Open Subtitles | حسنا ً ، لو فاتتني دقيقة واحده من أول مشهد كنت تظن ان هذا هو مغنية الآن؟ |
| Burada oturup Hint yemeği yediğim için herşeyi kaçırdığıma inanamıyorum. | Open Subtitles | لا اصدق ان الفرصه فاتتني وانا جالس بمطعم هندي |
| -Törenimi kaçırıyorum. -Törenini mi kaçırıyorsun? | Open Subtitles | لقد فاتتني مسابقة الجمال - أفقدتِ مسابقة الجمال؟ |
| Genelde otobüse biniyorum ama gecikirsem otobüsü kaçırdığımda, tabana kuvvet. | Open Subtitles | عادةً استقل الحافلة. لكن عندما أتأخر اضطر إلى السير، إن فاتتني الحافلة. |