| Siz, sizin için en iyi olanı bulabilirsiniz, ancak hayatınızda dur işaretleri gerekiyor. | TED | يمكنكم أن تجدوا الأمر المناسب لكم، لكنكم تحتاجون إلى إشارات توقف في حياتكم. |
| Önümüzdeki iki hafta, hayatınızda geçirdiğiniz en zor haftalar olabilir. | Open Subtitles | سيكون الأسبوعان التاليان في حياتكم من أصعب الفترات التي ستشهدونها |
| Bu haftaki ödeviniz hayatınızda sessizliğini koruduğunuz bir şey hakkında yazmak. | Open Subtitles | واجبكم لهذا الأسبوع سيكون الكتابة عن سر تحافظون عليه في حياتكم |
| Selamlar yoldaşlar ve Hayatınızın en önemli toplantısına hoş geldiniz. | Open Subtitles | تحياتي, يا سادة ومرحباً بكم في أهم تحضير في حياتكم |
| Selamlar yoldaşlar ve Hayatınızın en önemli toplantısına hoş geldiniz. | Open Subtitles | تحياتي, يا سادة ومرحباً بكم في أهم تحضير في حياتكم |
| O zamana kadar, lütfen keyifle kalın hayatınızda sahip olduğunuz beş duyunuzu ve onu kendi tasarımlarınızda kullanarak. | TED | وحتى ذلك الوقت, استمتعوا بإستخدام الحواس الخمسة في حياتكم الخاصة وتصاميمكم الخاصة. |
| Birkaç saat önce arabanız, günlük hayatınızda ona bel bağladığınız kullanışlı bir makineydi. | TED | قبل بضع ساعات، كانت سيارتكم آلة مفيدة، تعتمدون عليها في حياتكم اليومية. |
| hayatınızda bulunan ve sizin tüm kalbinizle sevdiğiniz, fakat artık sizinle olmayan birisi. | TED | شخصٌ في حياتكم تحبونه بكل قلوبكم .. ولكن هذا الشخص لم يعد موجوداً بقربكم .. |
| Ve bu yüzden duymak üzere olduğunu bu müzik belki de hayatınızda duyacağınız en önemli müzik olabilir. | TED | وبالتالي هذه الموسيقى التي سوف تسمعوها ربما هي أهم موسيقى ستسمعونها في حياتكم |
| Bu sadece bir esintidir, hayatınızda tek yaptığınız yolculuklara çıkmaktır. | TED | ويكون ذلك سهلا كالنسيم، لأن كل ما تفعلونه في حياتكم هو رحلة. |
| hayatınızda ne zaman mecbur olmadığınız halde devlete isteyerek para verdiniz? | TED | فآخر شيء في حياتكم ترغبون به هو إعطاء الحكومة أموالكم عن طيب خاطر بينما لستم مضطرين لذلك؟ |
| Şimdi ise hayatınızda yeni bir göreviniz var... bu görev havadan havaya muharebe taktikleri konusunda uzman olmaktır. | Open Subtitles | بدايةً من الآن لديكم هدف جديد في حياتكم وهذا الهدف هو أن تتقنو عمليات القتال الجوية وحين نمتاز في هذه العمليات |
| Burada cerrahi ihtisasınızı yapacağınız 7 yıl, Hayatınızın en güzel ve en kötü yılları olacak. | Open Subtitles | السبع السنين التي ستمضونها هنا كجراحين مقيمين ستكون الأفضل و الأسوأ في حياتكم سيتم دفعكم إلى حافة الإنهيار |
| Burada cerrahi ihtisasınızı yapacağınız 7 yıl, Hayatınızın en güzel ve en kötü yılları olacak. | Open Subtitles | السبع سنين التي ستمضونها هنا كجراحين مقيمين ستكون الأفضل و الأسوأ في حياتكم سيتم دفعكم إلى حافة الإنهيار |
| Hayatınızın en iyi kararını verdiğiniz için sizi kutlamak istiyorum. | Open Subtitles | اريد تهنئتكم باتخاذ القرار الصائب في حياتكم |
| En küçük çocuğa ve en yaşlı adama... zaman ayıran bu adamı, kendi hayatında sizlerin hayatı için... yer arayan bu adamı, çevresindekiler tarafından... saygı duyulan, onurlandırılan ve sevilen bu adamı uğurlayalım. | Open Subtitles | من وجد وقتاً لأصغر طفل و أكبر عجوز من وجد وقتاً في حياته لكي يُوجد مساحة في حياتكم رجل تم احترامه و تشريفه و حبه |
| Bana bir şey olacak olursa beni gömün ve hayatınıza devam edin. | Open Subtitles | ولو حدث أي شيء لي ادفنوني فحسب واستمروا في حياتكم |
| Basit bir şey... ama tüm hayatınızı değiştirecek. | Open Subtitles | إنها أداة بسيطة و صغيرة لكنها ستصنع تغييراً كبيراً في حياتكم |
| Kodlamak kişisel yaşamınızda fikirlerinizi ve duygularınız ifade etmenize de yardımcı olabilir. | TED | فالبرمجة تمكنكم أيضا من التعبير عن أفكاركم وعن مشاعركم في حياتكم الخاصة. |
| Bu dünyadaki kısa zamanınızda elde ettiğiniz her şey sahip olduğunuz her şey içinizde bulunuyor. | Open Subtitles | كل ما اكتسبتموه من قيم في حياتكم القصيرة في هذه الارض كل ما تستحقونه مقفل بداخلكم |