| Anne, baksana. Bir konuda bana yardımcı olabilir misin? | Open Subtitles | انظري , امي هل يمكنك ان تساعديني في شيئ ؟ |
| Acaba bize Bir konuda yardımınız olabilir mi? | Open Subtitles | كنا نتساءل إذا كان بإمكانك مساعدتنا في شيئ |
| Birini mi görmen gerekiyor, ya da her hangi Bir konuda yardım edebilir miyim? | Open Subtitles | هل تريدي رؤية شخص ما أو، يمكنني مساعدتكِ في شيئ ما |
| Bir şeyler düşünürüz. Eğer isterseniz bir evlilik sonrası anlaşma. | Open Subtitles | وسوف نفكر في شيئ ما إتفاقية ما بعد الزواج .. |
| Şey, yapacak Bir şeyler düşünürüz. | Open Subtitles | حَسناً، في هذه الأثناء يَجِبُ أَنْ نُفكّرَ في شيئ |
| En çok onu stüdyoda gördüğümde, sahnedeyken, kendi işindeyken, tutkulu olduğu bir şeyi yaparken onu bir partide gördüğümde ve diğer insanları cezbettiğinde kendi alanında gördüğümde beni cezbediyor. | TED | أنا أكثر إثارة لشريكي عندما أراه في الاستوديو ، عندما تكون على المسرح ، عندما يكون على طبيعته ، عندما تكون تفعل في شيئ هي شغوفة به، عندما أراه في حفل و الآخرون معجبون به، عندما أراها تعقد محكمة. |
| Böyle bir şeyin ne tür bir cazibesi olur, anlamış değilim. | Open Subtitles | انا حتى لا اعرف ما المتعة في شيئ مثل هذا |
| Aklına bir şey gelirse bize haber ver. | Open Subtitles | إذا فكرت في شيئ أعلمنا إذهب لمنزلك |
| Aslında onu bana Bir konuda yardım etmesi için kullanıyorum. | Open Subtitles | جاردنر في الحقيقة أنا أستخدمه لمساعدتي في شيئ ما |
| Ama gitmeden önce Bir konuda bana yardım edip edemeyeceğinizi sormak istiyorum. | Open Subtitles | لكن قبل أن تغادر كنت أتساءل إذا كنت تستطيع مساعدتي في شيئ ما |
| Sonunda Bir konuda onunla iyi olduğunuzu görüyorum. | Open Subtitles | ارى انك اخيرا حصلت على افضل ما به في شيئ ما |
| Bir konuda fikrine ihtiyacım var. Joey Osso'yu biliyorsun. Evet. | Open Subtitles | اريد موافقتك في شيئ اتعرف جوي ارسو ؟ |
| Söz veriyorum, böyle Bir konuda yalan söylemem. | Open Subtitles | أعدُك , لا يمكنني الكذب في شيئ كهذا |
| - Bir şeyler düşünürüm. | Open Subtitles | هولن يتّصل ـ سأفكّر في شيئ. ـ هذه هى المفاتيح. |
| Şimdi Tina için Bir şeyler yapmamız gerekiyor, o şuanda tek başına. | Open Subtitles | نحن يَجِبُ أَنْ نُفكّرَ في شيئ لتينا، هي وحيدةُ الآن |
| Hayatlarımızı olmayan bir şeyi arayarak veya olmadığımız biri gibi davranmaya çalışarak mahvediyoruz. | Open Subtitles | نستمر في قلب حياتنا رأساً على عقب، وفقدان أنفسنا... في شيئ ما نأمل أن يكون أفضل مما نعتقد؟ |
| Aslında ben daha üst düzeyde bir şeyi kasdettim. | Open Subtitles | في الحقيقة، أنا كُنْتُ أُفكّرُ في شيئ a أعلى إلى حدٍّ ما. |
| Bana sorarsan, o çok daha kötü bir şeyin üzerinde çalışıyor. | Open Subtitles | كنت تسالني اذا كان لاخيك دخل في شيئ اسواء |
| Oğullarım yapmadıkları bir şeyin suçunu üstlenmeyecekler. | Open Subtitles | أبنائي لن يكونوا مذنبين في شيئ لم يفعلوه |
| Aklınıza başka bir şey gelirse. | Open Subtitles | عندما تفكرين في شيئ آخر |
| Aklıma başka bir şey gelirse. | Open Subtitles | إذا فكرت في شيئ آخر |