ويكيبيديا

    "في عاصفة" - ترجمة من عربي إلى تركي

    • Fırtınası'nda
        
    • bir fırtınada
        
    • fırtınasında bir
        
    • bir fırtınaya yakalanmış
        
    • topuğu
        
    • kar fırtınasıydı
        
    • fırtınasına yakalanmış
        
    Çöl Fırtınası'nda bir arkadaşım vardı. Open Subtitles لم تفهم كان لدي صديق كان في عاصفة الصحراء.. كان في مشاة البحرية أيضاً
    Yani Çöl Fırtınası'nda yaralandığında tanışmıyordunuz? Open Subtitles لم تعرفيه حينما كان جريحاً في عاصفة الصحراء؟
    1991'de Çöl Fırtınası'nda yaralanan bir topçu çavuşu olduğunu sanıyor. Open Subtitles بالنسبه له إنه عام 1991 و هو عريف بحري جرح في عاصفة الصحراء
    Elbette, en son açık denizde kaldığımda açık deniz demiri sayesinde bir fırtınada 48 saat aynı yerde kalabildik. Open Subtitles آخر مرة أنا كنت عائم , مرساة بحر إحتجزتنا فوق 48 ساعة في عاصفة.
    Yağmur fırtınasında bir kurbağadan daha kurnazdır, Open Subtitles انه مداهن اكثر من العلجوم في عاصفة مطرية
    Kayıtlara bakılırsa, son meteor yağmuru sırasında hepsi garip bir fırtınaya yakalanmış. Open Subtitles طبقا لهذا علقن جميعا في عاصفة شاذة أثناء السقوط النيزكي الأخير
    Dün Jollys'den dört şilin, altı peniye almıştım. Bugün yemeğe giderken, çat diye topuğu kırıldı. Open Subtitles والكعب كُسربالحاجز وكأنه غصن شجرة في عاصفة
    Uzun zaman oldu. Sanırım 68. kar fırtınasıydı. Open Subtitles مضى زمن طويل، تسببتَ في عاصفة عام 1968 حسب اعتقادي
    Kara Şahinler'den biri saldırı yapacakken kum fırtınasına yakalanmış. Open Subtitles احدى طائرات "بلاك هوك" اصدمت في عاصفة رملية في الصحراء اثناء الطريق إلى منطقة الهبوط
    Çöl Fırtınası'nda onunla görev alan denizcileri buldun mu? Open Subtitles هل وجدتي أي بحارة خدموا معه في عاصفة الصحراء؟
    Çöl Fırtınası'nda şanlı ulusumuza hizmet ederken Amerikan vergi mükellefleri sayesinde edindim. Open Subtitles بفضل دافعي الضرائب بينما أخدم الأمة في عاصفة الصحراء
    Çöl Fırtınası'nda kahramanca görev yaparken kaybolan asker. Open Subtitles فقد أثناء الخدمة بشجاعة في عاصفة الصحراء
    Bazılarının benim Çöl Fırtınası'nda savaştığımı bildiğinizi biliyorum. Open Subtitles أعلم ان بعضكم ايها الأولاد "يعرفون اني قاتلت في "عاصفة الصحراء
    - Çöl Fırtınası'nda mı yaralandı? Open Subtitles جرح في عاصفة الصحراء؟
    Gibbs, Çöl Fırtınası'nda yaralandığını hiç söylememişti. Open Subtitles لم يخبرني (غيبس) أنه جرح في عاصفة الصحراء
    Elektromanyetik bir fırtınada bir pilotu arıyorduk. Open Subtitles كنا نبحث عن طيار فقد في عاصفة كهرومغناطيسيه
    Elektromanyetik bir fırtınada bir pilotu arıyorduk. Open Subtitles كنا نبحث عن طيار فقد في عاصفة كهرومغناطيسية
    Bu küçük dalgaları oldukça iyi tanırım inanın bana, büyük bir fırtınada burada olmak intihar etmektir. Open Subtitles أنا على علم تام بأن هذه موجات صغيرة جدا. صدقوني، في عاصفة كبيرة, التواجد هنا يكون انتحار.
    Kar fırtınasında bir bufalo sürüsünü izlemek gibi bir şey. Open Subtitles سيكون مثل مشاهدة قطيع من الجواميس في عاصفة ثلجية
    Pireneler'de korkunç bir fırtınaya yakalanmış. İlk gününde. Open Subtitles وجد في عاصفة سيئة عبر جبال البرانس، من اليوم الأول
    - Yemeğe gidiyordum, ayakkabımın topuğu, ızgaralarda dal gibi kırıldı. Open Subtitles -عن ماذا؟ لقد قمت بالتبختر للغداء والكعب كُسر بالحاجز كغصن في عاصفة
    Uzun zaman oldu. Sanırım 68. kar fırtınasıydı. Open Subtitles مضى زمن طويل، تسببتَ في عاصفة عام 1968 حسب اعتقادي
    Bayan Erskine'in matineden akşam assolistliğine yükselmesini istiyorsunuz ama sanırım kızın mart fırtınasına yakalanmış bir kamış düdük gibi şarkı söylediğini görmelisiniz. Open Subtitles تريدين من الآنسة (أرسكين) ترك أمسية ليليّة باهظة ولكّن عليّك رؤية الفتاة تصدّح كقصبٍ إشتعل في عاصفة آذآر\ مارس

    الكلمات والعبارات الأكثر شيوعا

    عربي-تركي: 10k، 20k، المزيد | تركي-عربي: 10k، 20k، المزيد