| Belki de adapte olması yüzyıllar sürdü. Uzatmalı bilinçaltı. | Open Subtitles | ربما يأخذ قرونا ليتكيف اللاوعي يحاول التواصل |
| Bana Allah'a inanmayanları yenmenin yüzyıllar süreceğini ne kadar zaiyat vereceğini umursamadığını söyledi. | Open Subtitles | أخبرني أنّ الأمر سيتطلّبُ قرونا لهزيمةِ الكافرين، و أنّهُ لا يهتمُ بعددِ الضحايا الذّين سيخلّفهم. |
| Mısırlılarınki yüzyıllar sürdü. | Open Subtitles | أمضى المصريون قرونا وهم يبنون الأهرمات |
| Avrupa'da, bahçelerde bir şey yetiştirmek yüzyıllar alır. | Open Subtitles | في أوروبا ، (فريدي) تأخذ الحدائق قرونا لتنمو و تزدهر |
| Ama Apep serbestken yüzyıllar sürecek şeyler sadece haftalar sürüyor. | Open Subtitles | و لكن مع وجود (أبوفيس) طليقا ما كان يجب أن يأخذ قرونا سيأخذ أسابيع |