| Ama çok derin ya da kemiğe çok yakın bir yara ne kadar çok çabalasanız da kanamayı durduramazsınız. | Open Subtitles | لكن بعض الجراح تكون عميقه جدا أو قريبه من العظم ومهما عملت عليها لا يمكنك ان توقف النزف للدماء |
| Birinci kabin. burası ofise oldukça yakın, bir şey isterseniz ofis yan tarafta. | Open Subtitles | الحجره الاولي انها قريبه من المكتب في حالة اذا اردتي شئ |
| Eğer ufka dokunabilirsen... seyahatinin sonuna yakınsın demektir. | Open Subtitles | إذا تستطيعين أَنْ تلمسي الأفقَ أنت قريبه من نهايةِ رحلتِكِ. |
| Köklerine ihtiyacı var. Ama yakınsın. | Open Subtitles | اريد ان اصل اليها و لكنك قريبه من ذلك؟ |
| Ölüme çok yaklaştığım bir andı. | Open Subtitles | لقد كانت تجربه قريبه من الموت |
| Ölüme çok yaklaştığım bir andı. | Open Subtitles | لقد كانت تجربه قريبه من الموت |
| Nablus yakınlarında bir köyde bir teröristi yakalamaya çalışıyorduk. | Open Subtitles | عن طريق آسر احد المقاومين في قريه قريبه من نابلس |
| Okula ve çarşıya yakın bir yer burası. | Open Subtitles | أنتى تتمتعين بمنطقه مجاوره رائعه إنها قريبه من المدارس ومركز التسوق |
| Okula ve çarşıya yakın bir yer burası. | Open Subtitles | أنتي تتمتعين بمنطقه مجاوره رائعة إنها قريبه من المدارس ومركز التسوق |
| Böylece ben de Sara'yı eve, Barney'i evine yakın bir bara bıraktım. | Open Subtitles | لذا ، أخذت ساره للبيت ثم أوصلت بارني إلى حانه قريبه من شقته |
| Sana Northampton'a yakın bir yerde rehabilitasyon merkezi bulacağım. | Open Subtitles | سأجد لك مركز إعادة تأهيل مكان ما بالقرب من نورث هامبتون لتكوني قريبه من الديار |
| Pencereye yakın bir masaya ne dersin? | Open Subtitles | ما رأيك بطاوله قريبه من النافذه؟ |
| Ya da buna yakın bir şey! | Open Subtitles | او قريبه من هذه النستوى |
| Beni ona yakınlaştıran sensin. Hayır, artık Crews'a yakınsın, | Open Subtitles | و انت قريبه من (كروز) الان |
| Nimes'in yakınlarında mı? | Open Subtitles | اهى قريبه من نيم؟ |
| Ailem Detroit yakınlarında. | Open Subtitles | لدي عائله قريبه من ديترويت |