| 45'likle yakalandı ki bu kurbanımızdaki iz ile oldukça örtüşüyor. | Open Subtitles | أجل، قُبض عليه وبحوزته عيار 45. الذي صدف أنّه نفس عيار الرصاص الذي وُجد في ضحيّتنا. |
| 2 gün önce mücevher dükkanını soymaya çalışırken polise kimliği belirsiz bir halde yakalandı. | Open Subtitles | إستدعاء قُبض عليه قبل يومين ،يحاول سرقة محل مجوهرات بلاغ من مجهول |
| Kaçakçılık ve karaborsacılık yüzünden 3 kez tutuklanmış. | Open Subtitles | قُبض عليه ثلاثة مرات للتهريب والبيع فى السوق السوداء |
| 20 yıl önce, mahalle çocuklarını haraç toplamakta kullandığı için tutuklanmış. | Open Subtitles | منذ 20 عام، قُبض عليه بتهمة إستغلال أطفال الحيّ في جنيّ الأموال |
| Babası 9. yaş gününden bir gün önce yakalanmış. Hapiste ölmüş. | Open Subtitles | لا, فأبوها قُبض عليه قبل عيد ميلادها التاسعِ بيوم ومات في السجن |
| Hayır. Babası onun 9. doğum gününden önceki gün enselendi. Hapishanede öldü. | Open Subtitles | لا, فأبوها قُبض عليه قبل عيد ميلادها التاسعِ بيوم ومات في السجن |
| Gen. Moon tutuklandı. Cezası dün gece kesinleşti. | Open Subtitles | جنرال مون قُبض عليه المؤكد ان هم عملوا انقلابا عليه الليلة الماضية |
| Casusluk yaparken yakalandı ve bir cesetten beter halde. | Open Subtitles | قُبض عليه يتجسس وهو في عداد الموتي الآن |
| Davalı Polis tarafından tam da olay yerinde yakalandı. | Open Subtitles | المتهم قُبض عليه في مسرح الجريمه |
| Doğru mu bu? Havaifişek çaldığı için yakalandı. | Open Subtitles | قُبض عليه وهو يسرق الألعاب النارية |
| Kamyoncularımız B sınıfı kokain bulundurmaktan defalarca tutuklanmış. | Open Subtitles | سائق الشاحنة قُبض عليه مرتين في قضية حيازة كوكايين. |
| Çete kavgasından sonra tutuklanmış ve geçtiğimiz yılı hapiste geçirmiş. | Open Subtitles | قُبض عليه في شهر 10 عام 89 في الساعة 3: 14 فجراً قضى عامه الأخيرَ في السجن في الحبس الانفرادي بعد شجار |
| Liderleri Dale Brock adında biri. Beş yıl önce haraç almaktan tutuklanmış. | Open Subtitles | زعيمهم، رجل يُدعى (دايل بروك)، قُبض عليه بتهم إبتزاز قبل خمس سنوات. |
| Eli kanlı yakalanmış ve ömür boyu hapse çarptırılmış. | Open Subtitles | قُبض عليه بالجرم المشهود وحُكم عليه مؤبد |
| Ama 93'te meth ve LSD yapan bir narkotik laboratuvarla olan bağlantısından dolayı yakalanmış. | Open Subtitles | ولكن التهم أُسقطت ثم قُبض عليه في 1993 لصلته بمعمل مخدرات يستخدم في صنع الميثامفيتامين ومهلوس الليسرجيك |
| Kuyumcu soygununda bir tek o yakalanmış. | Open Subtitles | أنه كان الوحيد الذي قُبض عليه في سرقة محل مجوهرات. |
| - Lin'le olanları anlatmak için. - Lin'le olanları biliyorum. - 2 kilo eroinle enselendi. | Open Subtitles | أعلّمك بما حدث مع (لين). أعلمُ بما حدثَ بـ(لين). لقد قُبض عليه بكليوين من الهيروين. شرطةُ (باروسكي). |
| General Moon tutuklandı. Cezası dün gece kesinleşti. | Open Subtitles | جنرال مون قُبض عليه المؤكد ان هم عملوا انقلابا عليه الليلة الماضية |