| Ben... Ben çok hasta bir bebektim. Kalbim çok zayıftı. | Open Subtitles | كنت طفلاً يعاني من المرض الشديد كان قلبي ضعيف جداً |
| Haberleri dinlediğim, ülkemde olanları takip ettiğim her gün Kalbim parçalanıyordu. | TED | يوم بعد يوم، عندما استمع إلى الأخبار، عندما اتابع ما كان يحدث مع بلدي، كان قلبي يتحطم. |
| Kalbim insanlarım için çarpıyordu ve ne yapacağımı bilmiyordum. | TED | كان قلبي ينبض لشعبي، ولا أعرف ما الذي يجب أن أفعله. |
| Onun, bizim için aç kaldığı ve bizim için yorulmadan çalıştığı söylendi ve Kalbim onun için kırıktı. | TED | قِـيل لنا أن القائد العزيز يجوع من أجلنا، وأنه يعمل بلا كللٍ أو مللٍ من أجلنا، لقد كان قلبي ينـفطر حباً له. |
| Belki gerçekten de Kalbimdi. Belki de hiç Alman duymadım. | Open Subtitles | ربما أنه كان قلبي حقاً |
| Keşke kalbimin bana ne anlattığını bilebilseydim | Open Subtitles | ♪ لو كنت أعلم فقط ما كان قلبي يخبرني به ♪ |
| Odanın diğer tarafındaki perde hareket etti ve Kalbim duracak gibi oldu. | Open Subtitles | فأحد أطراف الستارة كانت ترتعش و كان قلبي سيتوقف من الخوف |
| Dans pistini geçerken Kalbim küt küt atıyordu. | Open Subtitles | كان قلبي يخفق بشدة عندما عبرت ساحة الرقص |
| Eğer Kalbim şarkı yazabiliyor olsaydı, bunlara benzerdi. | Open Subtitles | إن كان قلبي يستطيع كتابة أغاني, لكانت مثل هذه |
| Kalbim pantolonumda olsaydı yerinde duramazdı şimdi. | Open Subtitles | آمل ألاّ يزال قلبي محلّه إذا كان قلبي في مكان ما في سروالي |
| Kalbim çok hızlı atıyordu, patlayacak sandım. | Open Subtitles | كان قلبي يخفق بسرعة كنت أعتقد أنه سينفجر |
| Kötü bir Kalbim vardı, ben de cam kalbi icat ettim. | Open Subtitles | كان قلبي ضعيفاً، لهذا اخترعت القلب الزجاجي. |
| Kalbim her zaman insan kaynaklarında ama ama saat başına 32 sent ödüyorlar. | Open Subtitles | لقد كان قلبي دائماً بالمصادر البشرية ولكنهم كان يدفعون 32 سينت اكثر من المسموح به |
| Ama maalesef Kalbim üniversitedeyken aklım lisede sıkışmış durumdaydı ve yüzüm de deneme tahtasıydı. | Open Subtitles | في حين كان قلبي في الكلية رأسي كان عالقاً في الثانوية و وجهي كان هدف للتمرين. |
| Baylar bayanlar Amerika'ya ilk geldiğimde, Kalbim macera duygusuyla yerine sığmıyordu. | Open Subtitles | سيداتي و سادتي عندما أتيت لأول مرة إلى أمريكا، كان قلبي يفيض إحساساَ بالمغامرة |
| Benim ellerim de aynı renkte seninkilerle ama utanırdım, Kalbim olsaydı öylesine soluk. | Open Subtitles | يدياي حمراء مثل يديك، لكني .سأشعر بالعار إذا كان قلبي ضعيفاً |
| Kalbim küt küt atıyordu ve daha önce hiç bu kadar korktuğumu hatırlamıyorum. | Open Subtitles | كان قلبي بقصف، و... كان الأكثر خائفة لقد كنت من أي وقت مضى. |
| ölüme yaklaştığım o anlarda Kalbim güm güm atıyor | Open Subtitles | في لحظات مجيدة بالقرب من مماتي كان قلبي يخفق كالرعد |
| Kalbimdi. | Open Subtitles | ذلك كان قلبي |
| Düşündüm ki, kalbimin acı çekmesi bütün bu evleri yok etti. | Open Subtitles | كيف أستطيع شراء بيت بعد ذلك؟ علاوةً على ذلك ، كان قلبي مثقلاً بالهم ، وأردت أن أخفف ألمي ، |