| Ben geldiğimde onundu. Tekrar sahip olması doğru. | Open Subtitles | لقد كان له عندما جئت ومن الجيد أنه عاد له ثانيةً |
| Onun rehine koyduğu, onundu. Bizim geri aldığımız, bize ait olanlar. | Open Subtitles | الذي رهنه كان له والذي أعدناه يكون لنا |
| Örümcek'e göre Johnny'nin gizli bir sevgilisi varmış. | Open Subtitles | نعم.. طبقا لما قاله سبايدر فإن جونى كان له حبا سريا |
| Görünüşe göre Leonard Betts'in bazı sırları varmış. | Open Subtitles | حسنا, كما يبدو, فإن ليوناردو بيتس كان له أسراره. |
| Rüyamda bana selam veren adam Oydu. | Open Subtitles | هذا الرجل في حلمي، واحد الذي يقول مرحبا، كان له. |
| Bekle. Eğer kız arkadaşı varsa, niye hep seninkiyle beraber takıIıyor? | Open Subtitles | إنتظر,إذا كان له صديقة لماذا يخرج دائما مع رفيقتك ؟ |
| Yeni aşı, bu, son virüsler üzerinde, eski aşıya göre iki kat daha fazla etkiye sahipti. Ve bizde hemen bunu kullanmaya başladık. | TED | اللقاح الجديد كان له تأثير مضاعف أكثر بمرتين من اللقاح السابق لذا فقد بدأنا مباشرة باستعمال هذا اللقاح. |
| - Onun hayat sigortasında intihar maddesi var mıydı? | Open Subtitles | هل التأمينه على الحياة كان له حكم الإنتحار ؟ |
| Bu tesadüf karşılaşmanın hayatımda çok büyük bir etkisi oldu. | Open Subtitles | اذا لقاء عشوائي كان له هذا التأثير الضخم. على حياتي. |
| Ayrıca o yay ve ok onundu. | Open Subtitles | - ط ط ط. علاوة على ذلك، أن القوس والسهم ، الذي كان له. |
| Burası onundu. | Open Subtitles | هذا المكان كان له .. |
| Miras kaldı, ağabeyim diğer eşini aldı. Bu onundu. | Open Subtitles | أنا ورثتُ واحداً ، وورث أخي (جراي) الآخر ، هذا كان له. |
| - Bütün kat onundu. | Open Subtitles | -الطابق الأرضي كله كان له |
| Kamburu varmış, muhtemelen evrak işleri ile ilgili çalıştığından. | Open Subtitles | كان له انحناءة ربما بسبب الأعمال المكتبية |
| Tahmin et bakalım, kimin 2 milyon dolar değerinde hayat sigortası varmış. | Open Subtitles | حسنا , تخمين الذي كان له 2 مليون دولار بوليصة التأمين. |
| Oydu, biliyorum Oydu. | Open Subtitles | كان له ذلك. وأنا أعلم أنه كان له. |
| Gelişiniz, böyle bir haber varsa, gerçek olduğunu kanıtlar. | Open Subtitles | سيكون مجيئك تأكيد لما بهذا القرار إن كان له وجود |
| Uzak atamız, çok daha kısa bir genoma sahipti ama sonra tarihin bir noktasında boyut olarak dört katına çıktı. | Open Subtitles | سلفنا القديم كان له جينوم أقصر بكثير و في لحظة ما من التاريخ تضاعف 4 مرات في الحجم |
| Bu kolyenin annen için özel bir önemi var mıydı? | Open Subtitles | اتعلمين ان كان له اهمية خاصة لها؟ |
| yardımı oldu, diğer birçok konunun yanında iklime de büyük etkisi oldu. | TED | تساعد في مسألة البطالة, لان الناس ستستطيع التنقل في المدينة و قد كان له تأثير جذري علي المناخ ايضا اشياء اخري هناك |