| Bak dostum, annenle olanlar acı vericiydi, biliyorum. | Open Subtitles | اسمع يا رجل أعرف بأن ماحدث مع أمك كان مؤلماً |
| Yani güzel kısımları vardı ama çoğu oldukça acı vericiydi. | Open Subtitles | وذلك كان جداً، اعني بعض منه كان جيداً لكن معظمه كان مؤلماً جداً |
| Çünkü benim için çok acı vericiydi ya da korkuyordum. | Open Subtitles | ولأن ذلك كان مؤلماً جداً بالنسبة لي أو ربما كنتُ خائفة، |
| Senin için çok üzücü olmalı. - Geçmişte kaldı. | Open Subtitles | لابد وأن الأمر كان مؤلماً جداً بالنسبة لك |
| Onun çevresinde olmak çok acı veriyordu. | Open Subtitles | لأنّه كان مؤلماً جداً أن أكون حولها |
| "Elbette, senin için çok acı vericiydi", dedi. | TED | قالت، " بالطبع، كما تعلم، كان مؤلماً بالنسبة لك. |
| Ama Tommy'yi kaybetmek senin için çok acı vericiydi, değil mi? | Open Subtitles | ...لكن فقدان تومي كان مؤلماً جداً لك، صحيح؟ |
| Olanlar acı vericiydi ama pek sürpriz değil. | Open Subtitles | ما حدث كان مؤلماً لكن ليس مفاجئاً |
| Beklediğim kadar acı vericiydi. | Open Subtitles | لقد كان مؤلماً كما توقعت تماماً |
| Tamam, acı vericiydi ama işe yaradı. | Open Subtitles | أعني، أنه كان مؤلماً ولكنه نجح |
| Çünkü senin için acı vericiydi ve bu beni eğlendirdi. | Open Subtitles | لأنه كان مؤلماً لك مما جعله ممتعاً لي |
| Sonu birazcık acı vericiydi. | Open Subtitles | لقد كان مؤلماً بعض ... الشيء في النهاية |
| Jake'le olan şey gerçekten acı vericiydi ve biraz ara vermem gerekiyor. | Open Subtitles | ,الذي حدث مع (جايك)كان مؤلماً للغاية و أحتاج بأنّ أأخذ إستراحة من الرجال |
| Bayan Lindo'yu kaybetmek çok acı vericiydi. | Open Subtitles | فقدان السيدة (ليندو) كان مؤلماً جداً |
| Senin için oldukça üzücü olmalı. | Open Subtitles | لا شك أنه كان مؤلماً بالنسبة لك |