Ve nihayet, sonunda, hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. | Open Subtitles | والآن أخيرا ، أخيراً لا شيء سيكون كسابق عهده |
Ve nihayet, sonunda, hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. | Open Subtitles | والآن أخيرا ، أخيراً لا شيء سيكون كسابق عهده |
Toye ve Guarnere vurulduktan sonra Buck eskisi gibi olmadı. | Open Subtitles | "باك" لم يعد كسابق عهده منذ اصابة "توي" و "جارنير" |
Seni uyarayım, kapıyı açıp arabaya bindiğinde hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. | Open Subtitles | من العادل أن أحذِّركِ قبل أن تفتحي هذا الباب وتدلفين للداخل، لا شيء سيكون كسابق عهده بعدها |
Bacağı ezildiği gün ruhu da incindi ve asla eskisi gibi olamadı. | Open Subtitles | روحه المعنويه حُطمت ذلك اليوم . عندما أصيبت رُكبته . ولم يعُد كسابق عهده |
Ondan sonra çalışmaya devam etti ama hiç eskisi gibi olmadı. | Open Subtitles | عمِل لفترة قليلة بعد ذلك لكن ليس كسابق عهده |
Katılıp katılmadığımdan emin değilim ama, bazı karar alışlarımın eskisi gibi olmadığını fark ettim. | Open Subtitles | لست متأكداً أنني أوافق لكنني لاحظت أنّ إتخاذي لبعض القرارات لم يعد كسابق عهده. |
Daha neler, sadece eskisi gibi nişan alamıyorum. | Open Subtitles | لا, إنما.. لم يعد تصويبي بالرمح كسابق عهده |
Babanı erkenden mezara koydukları için. Onları kullandıktan sonra asla eskisi gibi olmadı. | Open Subtitles | لأنهم أرقدوه قبره قبل الأوان، لم يعُد كسابق عهده بعدما استخدمهم. |
Toye ve Guarnere vurulduktan sonra Buck asla eskisi gibi olamadı. | Open Subtitles | "باك" لم يعد كسابق عهده منذ اصابة "توي" و "جارنير" |
- Asla eskisi gibi olmayacak. | Open Subtitles | لن يعود كسابق عهده أبدًا |
Bir daha asla eskisi gibi olmadı. | Open Subtitles | لم يكن كسابق عهده |
Dolar eskisi gibi değerli değil. | Open Subtitles | "الدولار" لم يعد كسابق عهده |