| Kusura bakmayın sayın Senatör, prens, bir orduya önderlik etmeye hazır değil. | Open Subtitles | مع كل احترامي , ايها السيانتور الامير ليس مستعد لان يقود جيش |
| Bayım, Kusura bakmayın ama eski bir bisküvi kutusunun hiçbir yasal yaptırımı yoktur. | Open Subtitles | سيدي مع كل احترامي ، صندوق قديم من البسكويت ليس عقداً قانونياً |
| Bu parlak beyinlere Saygısızlık etmek istemem ama onların aslında hatalı olduğuna inanıyorum. | TED | مع كل احترامي لهذه العقول الرائعة، إلا أني أؤمن بأنهم على خطأ. |
| Saygısızlık etmek istemem, teğmen, ama şüphelimiz pisliğin teki. | Open Subtitles | مع كل احترامي ايتها القائدة فالمتهم مليء بالهراء |
| Hayır efendim, tüm saygımla ... sizin tecrübeniz başka bir gezegene geçit yolculuğunu içermiyor. | Open Subtitles | لا سيدي مع كل احترامي تجربتك لا تتضمن السفر إلى كوكب آخر |
| tüm saygımla beraber söylemeliyim ki, öylece bir müzayede düzenleyemezsiniz, tamam mı? | Open Subtitles | مع كل احترامي لكِ، ولكن لا يمكنكِ التقرير بإغلاق المؤسسة بهذه السرعة، مفهوم؟ |
| Yanlış. Oedipus'a tüm saygıma rağmen, olayın bu olduğunu sanmıyorum. | Open Subtitles | خطأ مع كل احترامي لااعتقد ان تلك كانت المشكله |
| Kusura bakmayın ama Bay Hawkins burası Saint Louis değil. | Open Subtitles | مع كل احترامي سيد هاوكينز هذه ليست سانت لويس |
| O zaman, Kusura bakmayın, bunun benim için ne kadar zor olduğunu anlayamayabilirsiniz. | Open Subtitles | اذن , و مع كل احترامي انت لن تفهم كم صعب علي هذا الامر |
| Kusura bakmayın, ona alışkın olabilirsiniz ama ben öyle yapmıyorum. | Open Subtitles | مع كل احترامي,ربما هذا ما اعتدتَ عليه لكنني لا أفعلها هكذا |
| Kusura bakmayın ama, stratejik petrol rezervlerine musluk takmak zorundayız. | Open Subtitles | مع كل احترامي ، ولكن علينا أن نضع سدادة على احتياطي النفط الاستراتيجي |
| Saygısızlık etmek istemem ama onlarla iki yıldır cephede omuz omuza çarpışıyoruz. | Open Subtitles | مع كل احترامي نحن نحارب جنباً إلى جنب في مديان القتال منذ عامين |
| Efendim, Saygısızlık etmek istemem; ama toplanmalıyım, efendim. | Open Subtitles | سيّدي، مع كل احترامي. سأحتاج إلى حزم أمتعتي، سيّدي، وحسناً. |
| Peki, annene Saygısızlık etmek istemem ama daha çok bilimsel açıdan kanıtlanmış bir şeyler tercih ederim. | Open Subtitles | حسنا, مع كل احترامي لامك احبذ شيئا اثبت العلم مفعوله |
| Saygısızlık etmek istemem pederler ama bu partiye bir insanın da müdahil olup olmadığını kontrol etmemiz gerekiyor. | Open Subtitles | مع كل احترامي لك يا أبتي ولكن علينا التحقيق في الأمر ونتبين فيما لو كان هناك يد بشرية متورطة في هذه الجريمة |
| tüm saygımla belirteyim, ikinci düşünceler için çok geç. | Open Subtitles | مع كل احترامي ليس هناك مجال لإعتقاد ثاني |
| tüm saygımla efendim eğer bu işe yaramazsa "yukarısı" diye bir şey kalmayacak. | Open Subtitles | مع كل احترامي سيدي إذا لم ينجح هذا! لن يكون شيء اسمه هناك |
| tüm saygımla Sayın Vali ama onlar sizin vatandaşınız değil. | Open Subtitles | مع كل احترامي يا حضرة المحافظ أنهم ليسوا مواطنينك |
| Chuck'a olan tüm saygıma rağmen, eğer konu buysa, bu iyi bir haber. | Open Subtitles | مع كل احترامي لتشاك إن كان الأمر هكذا فهذه أخبار جيدة |
| Chuck'a olan tüm saygıma rağmen, eğer konu buysa, bu iyi bir haber. | Open Subtitles | مع كل احترامي لتشاك إن كان الأمر هكذا فهذه أخبار جيدة |
| Doktor. Saygısızlık olarak algılama ama aptalın tekisin. | Open Subtitles | دكتور مع كل احترامي لكنك احمق |