Seni hep seveceğim, ve sana saygı gösterip hizmet edeceğim, ve elimden geldiğince senin yanında olacağım, ve senin için her şeyi yapacağım, ve senin için yaşayacağım. | Open Subtitles | إنني سوف أحبك و أكرمك و أخدمك دائماً و أبقى قريبة منك بقدر ما أستطيع و أفعل كل شئ من أجلك |
Bu insanlar için her şeyi bir kenara bırakamayız. | Open Subtitles | لا يمكن أن نلغي كل شئ من أجل هؤلاء الناس |
Toplantı için her şeyi aldın, değil mi? | Open Subtitles | الان انت ليديكي كل شئ من اجل الاجتماع |
Benim için her şeyi yapacağını nereden bileceğim? | Open Subtitles | كيف أصدق أنك تفعل كل شئ من أجلي؟ |
Tamam, şimdi ikiniz gerçekten uyumaya gidin ya da odanızdaki herşeyi alıp 24 saat açık mini markete çeviririm. | Open Subtitles | إما أن تخلدا للنوم فعلاً وإما سأخرج كل شئ من غرفتكما واحولها إلى سوق صغير |
Çavuş, dürbünden herşeyi gördüm. | Open Subtitles | ايها العريف، رأيت كل شئ من خلال المنظار. |
Benim için her şeyi yapacağına nasıl inanacağım? | Open Subtitles | كيف أصدق أنك تفعل كل شئ من أجلي؟ |
Benim için her şeyi yapacağına nasıl inanacağım? | Open Subtitles | كيف أصدق أنك تفعل كل شئ من أجلي؟ |
Onu korumak için her şeyi yapacaktır. | Open Subtitles | هو وفرَ كل شئ من أجل مساعدتِها |
Yani bir adam için her şeyi bırakıp başka bir yere taşınmam. | Open Subtitles | لا أعنى أنى لن أترك كل شئ من أجل رجل |
Bizim için her şeyi bir araya getirdim. | Open Subtitles | أنا تخليت عن كل شئ من أجلنا |
Ama ben senin için her şeyi yaptım. | Open Subtitles | ولكنني فعلت كل شئ من أجلك |
Senin için her şeyi bırakanlar, James. | Open Subtitles | ناس تخلوا عن كل شئ من أجلك يا (جايمس) |
Elimde olsa onun için herşeyi yapardım. | Open Subtitles | و كنت سأقدم على فعل كل شئ من أجلها لو كنت قادرا |
Evet, ama herşeyi savaş alanının şartlarına göre değerlendiriyordum. | Open Subtitles | ولكنى حكمت على كل شئ من ساحة المعركة |