| Ve komando alayındaki her sabah herbir komando -- 2.000'den fazla komandonun herbiri -- altı kıtalık komando yeminini eder. | TED | كنت كل صباح في تلك السرية كل جندي .. كنا ما يقارب 2000 جندي نقول ستة مقاطع من مقاطع السرية |
| Belki de kendime her sabah bu tür mücadeleler ve hatırlatıcılar yaratmalıyım. | TED | ربما أنا بحاجة لأعطاء نفسي بعض التحديات وأذكرها بمثل هذا كل صباح. |
| Bu otlar, her sabah bölgeye çöken yoğun sis bulut ile sulanırlar. | TED | تُروى هذه الأعشاب بواسطة الضباب الساحلي الكثيف التي تغطي المنطقة كل صباح. |
| Her gün şu yumurta biçimli kafana aşık olmamı nasıl sağlıyorsun acaba? | Open Subtitles | نعم لا أدري كيف يمكنك أن توقعني كل صباح برأسك البيضاوية هذه |
| De La Sol Her gün 10 mil koşuyor şehrin içinde. | Open Subtitles | دي لا سول يأخذ المدى 10 ميل كل صباح عبر المدينة. |
| bütün sabah yayın yapıyorum, o yüzden sizi evde istemiyorum. | Open Subtitles | أنا أقوم بجولة كل صباح, لذا لا أريدكم في المنزل. |
| Kahrolasıca akbabalar Sabahtan beri burada. | Open Subtitles | اللعنة عليهم يحومون حولي كل صباح كالنسور |
| - Sabahları ve öğleden sonraları. - Hafta sonları da hesapları tutardım. | Open Subtitles | في كل صباح وفي كل عصر وألفت الكتب في عطل نهاية الأسبوع |
| her sabah çırılçıplak soyun ve... vücuduna soğuk su çarp. | Open Subtitles | فاخلع ملابسك عاريًا كل صباح ورشّ على نفسك ماءً باردا |
| her sabah aynı şey. Boğazınızı okula gelirken temizleyin. Burada değil. | Open Subtitles | كل صباح على هذا الحال.نظفوا حنجرتكم وأنتم بطريقكم إلى المدرسة,ليس هنا. |
| her sabah yeni dullar feryat ediyor, yeni öksüzler ağlıyor. | Open Subtitles | وفى كل صباح جديد أرامل جديدة تصرخ وأيتام جدد يبكون |
| Marge, her sabah banyoyu esir alıyorsun. Saçlarımı yıkamam lazım. | Open Subtitles | مارج، أنت تقفلين الحمام كل صباح يجب علي غسل شعري |
| her sabah Majestelerinin çarşaflarını görmek istiyorum. - Her şey yolunda mı, bilmeliyim! | Open Subtitles | أروني شراشف صاحبة الجلالة كل صباح فأنا أريد أن أعرف كل عاداتها الأصلية |
| Çünkü her sabah bir saat banyodaki aynada bu soru için pratik yapıyorum. | Open Subtitles | لأني كُنت أتدرب على هذا في المرآة في الحمام. لمدة ساعة كل صباح. |
| her sabah uyanarak ve yaptığın şeyler için Tanrı'ya şükrederek. | Open Subtitles | بأن تستيقظي كل صباح وتشكرين الرّب على ما قمت به |
| Ve her sabah uyandığımda tüm bunları tekrardan kabullenmem gerekiyor. | Open Subtitles | و كل صباح أستيقظ و يتوجب على تقبل الأمر مجددا |
| Astım hastası olup Her gün etrafı hamam böcekleriyle sarılı bir şekilde uyanan kızların anneleri bize geliyordu. | TED | كان لدينا امهات كن يأتين, ابنتي لديها ربو, تستيقظ كل صباح مغطاة بالصراصير, |
| Çünkü Her gün klasik modumda, yani suratsızlıkla uyanır fakat kendimi bir teşekkür notu yazmaya zorlardım, sonra bir tane daha ve bir tane daha. | TED | لأني أستيقظ كل صباح كالعادة متعكر المزاج، ولكني أجبر نفسي على كتابة جمل شكر، واحدة تلو الأخرى. |
| Her gün uyanıp aynı yatakta olduğumuza bu kadar sevinmek. | Open Subtitles | أن نستيقظ كل صباح متفاجئين أننا ما زلنا بغاية السعادة على نفس السرير |
| Sen de bütün sabah kus, sende de olsun. | Open Subtitles | تقيئي كل صباح و ستحصل على هذا الوهج ايضاً |
| Kurbanımız gibi Sabahtan beri pisliğin içindeydi. | Open Subtitles | الكثير مثل ضحيتنا إنها في مياه المجاري كل صباح |
| Sabahları gürültünüzü özledik. | Open Subtitles | لقد افتقدنا الضجة التي تحدثونها كل صباح. |
| İnsanlar kaybolduğumu farkedeceklerdir. hergün gittiğim bir içki dükkanı var. | Open Subtitles | الناس سيشعرون باختفائي ، فهناك متجر شراب أذهب إليه كل صباح |