| Kafaya öyle bir darbeden sonra kan dolaşımını durdurmak istemezsin. | Open Subtitles | فبوجود كدمة كهذه في رأسه، لا ترغب بإيقاف تدفّق الدم. |
| Oraya nasıl geldi bilmiyorum. Evde asla öyle bir şey bulundurmam. | Open Subtitles | ولا أعلم كيف وصل هناك نحن لا نبقي أشياء كهذه في المنزل |
| Hem öyle bir yazarım ki o ne demek istediğimi anlar, ama başka o..pu çocukları bir şey anlamaz. | Open Subtitles | ولن أضع كلمة كهذه في البرقية سوف يفهم المعنى والأوغاد المتسلطون لم يعرفوا |
| Eski Yunan ve Eski Girit'te buna benzer resimyazılar bulmuştuk, ama bu şekli daha önce hiç çözememiştik. | Open Subtitles | وجدنا كتابات منقوشة كهذه في اليونان القديمة وكريت القديمة لم ننجح أبدا في حل رموز هذا الشكل |
| Doktor Brennan bana, Tibet'te buna benzer yaralar aldığını söylemişti. | Open Subtitles | الدكتورة برينان أخبرتني أنها شاهدت إصابات كهذه في التبت |
| Güzel, çünkü bunun senin için ne kadar zor olduğunu biliyorum bu yaşta böyle bir işi kaybetmek. | Open Subtitles | جيد لأنني أعلم كم من الصعب أن تخسر وظيفة خدمية كهذه في مثل سنك |
| Gerçi bu yaşta böyle şeylere önem verdiğimizden değil. | Open Subtitles | نحن لا نحفل بأشياء كهذه في هذا اليوم والعمر. شكرًا لك، (داتا). |
| Gazetede öyle bir şey görmüştüm ama varolduğunu bilmiyordum. | Open Subtitles | كنت أرى أشياء كهذه في الصحف لكنني لم أعلم بوجودها من قبل |
| Telefonuma öyle bir mesajı nasıl bırakabilirsin? | Open Subtitles | بما كنتِ تفكرين بترك رسالة كهذه في المجيب الآلي؟ |
| Nasıl olur da öyle bir şeyi ortada bırakısın? | Open Subtitles | كَيْفَ تترك مادهً كهذه في شقـتك؟ |
| Dünyada öyle bir güç yok. | Open Subtitles | لا توجد قوّة كهذه في هذا العالم |
| Bu zamanda öyle bir savaşı kazanabilir miyiz? | Open Subtitles | هل بوسعنا الفوز بحرب كهذه في هذا الوقت؟ |