| Diyet de bağırsaklarımızın sağlığını etkileyen figürlerden biri olarak beliriyor. | TED | ويظهر الغذاء أيضًا كواحد من المؤثرات الأساسية على صحة الأمعاء. |
| Kuzey Amerika'nın önde gelen klinikçilerinden biri olarak tanındı. | Open Subtitles | فقد تم الإعتراف به كواحد من أفضل أطباء أمريكا الشمالية. |
| Benim dedektiflerimden biri olarak çalışabilirsin. | Open Subtitles | كما تعلمني , بإمكانك المجئ و العمل عندي بشكل دائم كواحد من المحققين |
| Aslında, generalin Vietnamdaki başarıları ülkenin en çok saygı gören olaylarından biri olarak kabul ediliyor. | Open Subtitles | فى الحقيقة الأربع نجوم التى يتزين بها و ما فعلة فى فيتنام يجب أن يحترم كواحد من أفضل القواد فى البلاد بشكل شعبى |
| Menajerlerimden biri olarak bana karşı daha nazik olmanı beklerdim. | Open Subtitles | كواحد من وكلائي, أعتقد انه عليك أن تكون ألطف كثيراً معي |
| Şu ana kadar seni, farklı fikirler taşıyan ancak husumet beslemeyen ölümlülerden biri olarak görüyordum. | Open Subtitles | حتى الأن وأنا أقدرك كواحد من هؤلاء البشر النادرين، والذى من الممكن أن تختلف معة ولكنك لا تشعر تجاهة بأى ذرة كراهية |
| Günün birinde ben de kendi çocuğumu dünyanın yedi harikasından biri olarak giydiririm ve beraber şeker için yalvarmaya gideriz. | Open Subtitles | ثم يوما ما سوف البس طفلي كواحد من معجزات العالم السبعة وسوف نتجول متسولين من اجل السكر |
| Edebiyat tarihine gelmiş geçmiş en büyük sahtekarlardan biri olarak geçerim. | Open Subtitles | سأسقط كواحد من أشد الكاذبين في تاريخ الأدب |
| Bir fizikçi olarak, insan aklını, evrenin en harika yaratımlarından biri olarak görürüm. | Open Subtitles | كعالم فيزياء, أرى العقل البشري كواحد من أروع ماخُلق في الكون |
| O, büyük şehrimizin yeni vatandaşlarından biri ama biz onu oğullarımızdan biri olarak benimsiyoruz. | Open Subtitles | إنهمواطنجديدلمدينتنا، لكننا نتقبله كواحد من أبنائنا |
| Düşman adamlarımızdan biri olarak şu an kamuflanmıştır. | Open Subtitles | العدُوّ الآن تحت التمويه كواحد من الجُنود |
| Ayrıca, yeni kralın ana danışmanlarından biri olarak küçük konseyde oturmaya davet ediyorum. | Open Subtitles | أدعوك أيضاً للجلوس في مجلس المشورة لتخدم كواحد من مستشارين الملك الرئيسيين. |
| Yale ve Columbia hukuk diplomasından sonra Clyde gelecek 30 yılını ABD'nin en iyi insan hakları avukatlarından biri olarak harcadı. | TED | إذ وبعد تخرجه من جامعة ييل وحصوله على شهادة في المحاماة من جامعة كولومبيا، قضى كلايد بعدها ثلاثين عاما كواحد من أفضل محامي الحقوق المدنية في الولايات المتحدة. |
| Partiye konuklardan biri olarak katılmamı söylüyordu. | Open Subtitles | طلب منى أن أنضم للحفله كواحد من الضيوف |
| Onu her zaman en iyi arkadaşlarımdan biri olarak hatırlayacağım. | Open Subtitles | سأتذكرة دائماً كواحد من أفضل أصدقائى |
| Onu her zaman en iyi arkadaşlarımdan biri olarak hatırlayacağım. | Open Subtitles | ساتذكره دائما كواحد من افضل اصدقائى |
| Irkınızdan biri olarak, bunu bütün kalbimle ifade ediyorum. | Open Subtitles | من كل اعماق قلبي كواحد من بني جنسك |
| Yeni nesil teorik fizikçilerden biri olarak fikirlerinde korkusuzdu ve bir açıklama bulmak için sağduyu ve sezgileri terketmeye hazırdı. | Open Subtitles | و كواحد من الجيل الجديد من الفيزيائيين النظريين كان لا يخاف في تفكيره و كان على استعداد أن يتخلى عن الفطرة البشرية و الآراء البديهية |
| - Uyuşturucu satıcısını Bishop'ın ekibinden biri olarak belirlediler. | Open Subtitles | هوية تاجر المخدرات كواحد من رجال بيشوب |
| Savaşı kazananlardan biri olarak. | Open Subtitles | كواحد من الرجال الذين ربحوا الحرب. |