| Yakalanan balıklar karidesleri beslemek için kullanıldı. Karidesler dünyanın en büyük dört toptancısına satıldı: Costco, Tesco, Walmart ve Carrefour. | TED | يستفاد من تلك الأسماك في إطعام الجمبري، بعدها يتم بيع الجمبري لأكبر أربع تجار تجزئة عالميين: كوستكو وتيسكو وولمارت، وكارفور. |
| Bu durumu anlaması biraz güç olabilir çünkü Birleşik Devletler'de Costco'ya gidip ucuz balık alabilirsiniz. | TED | من الصعب أن تفهم ذلك لانك تستطيع ان تذهب ال كوستكو في الولايات المتحده وتشتري سمك رخيص |
| Şuradaki Costco'da devasa sığır biftekleri satıyorlardır. | Open Subtitles | على الأرجح أن لديهم تنزيلات على لحم الستيك في مطعم كوستكو الكبير هناك |
| Costco'daydık ve DVD oynatıcısıyla ilgili çok komik bir espri yaptı. | Open Subtitles | كنا في كوستكو و قالت نكتة مضحكة عن عرض الدي في دي |
| Bana Costco'daki eski karımı hatırlatıyorsun. | Open Subtitles | أنت تذكرني بزوجتي السابقة، حين عادت من كوستكو |
| Yarın Costco'dan daha fazla çöp poşeti almaz gerekecek. | Open Subtitles | أنت ستعمل الحاجة لالتقاط بعض أكثر أكياس القمامة من كوستكو غدا. |
| Costco, 16, 702 numaralı koridorda tehlikeli bir kaçak algıladı. | Open Subtitles | هناك هارب في ممر كوستكو 16.702 |
| Costco hayvanat bahçesiydi ama şarap aldık. | Open Subtitles | معذرة متجر "كوستكو" كان شديد الزحام ولكننا جلبنا الجعّة |
| Dinle, bugün Costco'ya gittim çünkü o yumuşak klozet oturaklarından satıyorlardı. | Open Subtitles | اسمع, لقد ذهبتُ إلى (كوستكو) اليوم لأنهم يقومون ببيع مقاعد الحمام |
| Costco'da ve Hot Pockets'ta kısa süreli bir kıyma indirimi varmış. | Open Subtitles | نعم, لديهم قسيمة لحم من "كوستكو" وأيضا الطعام المجمّد |
| Costco katilini yakalamaya çalışıyoruz biliyorum ama erkek erkeğe harbi muhabbet yapmak da iyi geliyor öyle değil mi? | Open Subtitles | انصت، أعرف أنّنا نحاول الإمساك بقاتل متجر (كوستكو)، هيا، من الجيّد أن نتبادل حديثاً بين رجلين نابع من القلب. |
| Georgia'daki Costco'ya doğru yola çıkmıştın ama yön değiştirmişsiniz. | Open Subtitles | [كنت على طريقك إلى [كوستكو في [جورجيا] ولكن المسار قد تغير |
| - ...sonra da Costco'ya gittim.. - Nereye? | Open Subtitles | . "و بعدها ذهبت إلى "كوستكو - .. ذهبت إلى .. |
| Kayboldu ve Costco'da durmak zorunda kaldık! | Open Subtitles | وضاعت بذلك، أننا لم يحصل التوقف عند كوستكو! |
| Costco kartım varmış gibi bir halim var mı? | Open Subtitles | هل أبدو لك كشخص يحمل بطاقة كوستكو ؟ |
| Costco'da tadımlık şeyler veriyorlar ya hani? | Open Subtitles | "حسنا، أنتِ تعرفين كيف في "كوستكو لديهم كل تلك العينات المجانية؟ |
| Bir anda büyük bir talep görürse, insanları her zaman Costco'daki ne alırsan bir dolar reyonuna gönderebiliriz. | Open Subtitles | حسنا، إذا نحن فجأة حصل لنا إندفاع كبير لذلك، من الممكن أن نرسل الناس إلى محلات الدولار بين في كوستكو ***دولار بين: |
| Costco Kartı'nı yanında getirmişsindir umarım çünkü hesapta yarraklara geleceksin. | Open Subtitles | الأمل كنت أحضر بطاقة كوستكو الخاص بك، لأنك على وشك الحصول على "عضو ذكرى" بكميات كبيرة! |
| Costco'ya seyahate çıkıyorlar. | Open Subtitles | "سيذهبون برحلة الى متجر "كوستكو لشراء عصير العنب |
| Daha çok Costco* bölgesinden gibi. | Open Subtitles | بل من منطقة كوستكو *متجر تسوق للسلع الرخيصة* |