| Buraya, beklemek için binlerce yer ve yüzlerce saatimizi verdiğimiz bu yere nasıl geldik? | TED | كيف وصلنا هنا حيث نكرس مئات الأفدنة ، والآلاف من ساعات للانتظار؟ |
| Dört gözle beklemek zorunda olduğumuz şeyin bu korkunç sayılara bakmak olduğu yere nasıl geldik? | TED | كيف وصلنا إلى هذه المرحلة حيث يجب علينا أن نتنبأ بهذه الأرقام المخيفة ؟ |
| Ama, biz bu duruma daha en başında nasıl geldik? | TED | ولكن كيف وصلنا إلى هنا في المقام الأول؟ |
| Nasıl oldu da aşkı derin acı ve ızdırapla bağdaştırır olduk? | TED | كيف وصلنا لربط الحب بالألم العظيم والمعاناة؟ |
| Sonumuz o kamyonete nasıl geldi? | Open Subtitles | كيف وصلنا في نهاية المطاف في تلك الشاحنة؟ |
| - Evet, biliyorum. Hiç düşündün mü Keith, buraya nasıl geldik? | Open Subtitles | هل تسالت ابدا عن هذا الامر يا كيث كيف وصلنا الي هذا ؟ |
| Peki sağlık sigortası şirketlerindeki doktorların hastaların ölümünden sorumlu oldukları bu noktaya nasıl geldik? | Open Subtitles | كيف وصلنا إلى النقطة الأطباء وشركات التأمين الصحي في الحقيقة يكون مسؤل عن موت المرضى ؟ |
| Buraya nasıl geldik? | Open Subtitles | انتظري كيف وصلنا إلى هنا؟ ماذا نفعل هنا؟ |
| Bize ne olduğunu bilmeye hakkımız var. Buraya nasıl geldik? | Open Subtitles | نستحق أن نعرف ماذا جرى لنا، كيف وصلنا إلى هنا ؟ |
| Buraya nasıl geldik bu kırılma noktasına? | Open Subtitles | كيف وصلنا إلى هنا إلى هذه الولاية المحطمة ؟ |
| Bu konuya nasıl geldik, onu bile bilmiyorum ama kadın erkek ilişkilerini geçeli uzun zaman oldu. | Open Subtitles | لا أعرف حتى كيف وصلنا إلى هذا الموضوع، لكنّني تجاوزت موضوع الطيور والنحل. |
| En eski uygarlıklardan birinin torunları olan bizler bu aşamaya nasıl geldik? | Open Subtitles | كيف وصلنا إلى هنا؟ نحن ننحدر من أقدم الحضارات |
| (Alkışlar) Ve sorum şu, o günlerden buraya nasıl geldik? | TED | (تصفيق) وسؤالي التالي، كيف وصلنا من تلك النقطة إلى هنا؟ |
| Elimizde bir facia var ve merak ediyoruz: "Nasıl bu kadar kötü oldu? Bu noktaya nasıl geldik?" | TED | نصل إلى كارثة ونتساءل، "كيف أصبح الأمر بهذا السوء؟ كيف وصلنا إلى هنا؟" |
| Ve bu noktaya nasıl geldik, biliyor musunuz? | TED | وهل تعلمون كيف وصلنا لتلك المرحلة؟ |
| Gözyaşları içindeydik, birbirimize bakıp sormaya başladık; "Bu hale nasıl geldik? Çocukları kafeslere koyup onları bu dünyada en çok seven insanlardan nasıl ayırırız?" | TED | ومن خلال دموعنا، ننظر لبعضنا بعضا ونتساءل "كيف وصلنا إلى هنا، لوضع الأطفال في أقفاص وفصلهم عن أكثر الناس حبًا لهم في هذا العالم؟" |
| ''Buraya nasıl geldik?'' gibi, ''Biz'' tanımını mümkün olan en geniş şekilde ele alır: hayatın kendisini. | TED | و"كيف وصلنا إلى هنا؟"، باستخدام أوسع تعريف ممكن لـ "نحن": الحياة نفسها. |
| Nasıl oldu bilmiyorum ama o yaşlı adam bende içimi açma hissi uyandırıyor. | Open Subtitles | أنني فقدت فيها عذريتي لا أعرف كيف وصلنا إلى هذا الحديث ثمة شيء في هذا الرجل يجعلك تريد أن تفضي بمكنوناتك له |
| Bu Nasıl oldu? | Open Subtitles | كيف وصلنا في نهاية المطاف الى هنا ؟ |
| Büyük bir sıçrama. Konu buraya nasıl geldi? | Open Subtitles | يا لها من قفزة، كيف وصلنا إلى هُناك؟ |
| Buraya nasıl çıktık? | Open Subtitles | كيف وصلنا إلى هنا؟ |
| Bizim hakkımızda bilgi almak istedi buraya nasıl geldiğimiz, hasta olup olmadığımız. | Open Subtitles | أراد أن يعرف الكثير عننا كيف وصلنا إلى هنا إن كان هناك مرضى |
| Ve bence, kültüre baktıkça şu an bulunduğumuz yere nasıl geldiğimizi anlar gibi oluyoruz. | TED | وأنا اعتقد انه إذا نظرنا لمفهوم الثقافات، سنفهم نوعا ما كيف وصلنا لما نحن عليه. |