| - Pekala kolum kırıldı ve iki kez yılan tarafından ısırıldım. | Open Subtitles | لقد كُسر ذراعى ولكن الأمر على ما يرام ولدغنى الثعبان مرتين |
| - Pekala kolum kırıldı ve iki kez yılan tarafından ısırıldım. | Open Subtitles | لقد كُسر ذراعى ولكن الأمر على ما يرام ولدغنى الثعبان مرتين |
| Çenesi kırılmış ve geri düzeltilmiş, sol bacağı da aynı şekilde. | Open Subtitles | لقد كُسر الفك و أعيد إلى مكانه نفس الشيء بالنسبة للساق اليمنى |
| Alt sağ tarafta, ikinci azı dişi kırılmış. | Open Subtitles | ضرس التاج الأيمن السفلي فوق الأسنان الطواحن الثانية قد كُسر. |
| Eğer boynu kırık şekilde hala hayattaysa bu ölümcül olabilirdi. | Open Subtitles | إن كان لا بزال حيًا حينما كُسر عنُقه فذلك هو سبب الوفاة |
| Kafatası kırığı var. Tomografi çekilmesi gerek. | Open Subtitles | لديه كُسر كبير في الجمجمة , يحتاج لفحص الدماغ بالأشعة المقطعية |
| Silahın o kısmı kırıldı ve altındaki üçgen kısım ortaya çıktı. | Open Subtitles | كُسر ذلك الجزء من السلاح كاشفاً الجانب المثلثي تحته. |
| - Cam kırılmış. - O gece kırıldı. | Open Subtitles | هذا الزجاج مكسور لقد كُسر فى تلك الليلة |
| Sonra, sanki ona bir şey oldu. İçinde bir şey kırıldı. | Open Subtitles | , ثم حدث شىءً له .شىء كُسر بداخله |
| - Yemeğe gidiyordum, ayakkabımın topuğu, ızgaralarda dal gibi kırıldı. | Open Subtitles | -عن ماذا؟ لقد قمت بالتبختر للغداء والكعب كُسر بالحاجز كغصن في عاصفة |
| Ayak bileğim üç yerinden kırıldı. | Open Subtitles | كُسر كاحل قدمي من ثلاثة أماكن ، لكن الشيءالسيءحقا... |
| Eğer kapıyı o kırmadıysa belki de kapı zaten kırıktı veya daha sonra kırılmış da olabilir. | Open Subtitles | إذا لم تكسر هي الباب لربما الباب كان مكسوراً أساساً, أو كُسر بعد ذلك |
| Cama çarpınca boynu kırılmış olmalı. | Open Subtitles | لا بدّ أنّ عنقه كُسر في محاولته الطيران عبر النافذة. |
| Nakliyeci kamyonu hendeğe sokmuş, televizyon kırılmış. | Open Subtitles | لقد قادوا الشاحنَة من المخزنِ , لقد كُسر التلفاز |
| Ölmeden önce kırılmış, bu da boğulma vakalarında tipiktir. | Open Subtitles | ، لقد كُسر قبل الموت . وهذا أمر معروف فى حالات الخنق |
| Kalbi kırık 12 yaşında bir çocukla evleniyorsun. | Open Subtitles | أنتِ تتزوجين من رجل كُسر قلبه وهو طفل بالثانية عشر من عمره |
| kırık olmadığından emin olmamız için röntgen çekilmeli. | Open Subtitles | لقد بدَت بخير إنّها تحتاج إلى أشعّة مقطعيّة لنستبعد حصول كُسر |
| Ama onun, kafasının arkasında kırık vardı. | Open Subtitles | ولكن بالنسبة لها ، فقد كُسر رأسها |
| Üç numaralı ameliyathanede kötü bir Le Fort kırığı var. | Open Subtitles | "كُسر "لوفورت 3" في غرفة العمليّات "3 font color = "red" size = "18" هو أحد الكُسور التي تحصُل في الفك العُلوي |
| Evet. Durumu iyi. Sadece burnunu kırmış. | Open Subtitles | أجل، آسفة، إنّها بخير، لقد كُسر أنفها فحسب، إضطررنا أن نلف أنفها بالشاش. |
| Bazıları bunun kadim bir savaşta kırılan meşhur bir silah olduğunu söylüyor. | Open Subtitles | البعض يقول إنه سلاح عظيم كُسر في معركة القديمة |