| Ben de elbette hayatta olduğum için çok mutluydum. | TED | سعداء للغاية، وأنا أيضا سعيدة لأنني على قيد الحياة، بالطبع. |
| Tekerlekli sandalyede olduğum için kendimi savunamayacağımı mı düşünüyorsun? | Open Subtitles | هل تظن ألا يمكنني الدفاع عن نفسي لأنني على كرسي المعاقين؟ |
| Öyleyse ikimiz de, hayatta olduğum için sevinmeliyiz, çünkü insanların önünde konuşmaktan ne kadar nefret ettiğini biliyorum. | Open Subtitles | حسناً، لنكون سعيدين لأنني على قيد الحياة لأنني أعرف كم تكره إلقاء الخطابات |
| - Çünkü ayrılıyorum ve bunu tekrar yapmayacağım. | Open Subtitles | لأنني على وشك الذهاب ولا أريد أن أفعل ذلك مجددًا |
| - Çünkü fena kafa olmak üzereyim. | Open Subtitles | لأنني على وشك ان اصبح منتشية للغاية |
| Bu külüstürü kenara çekmeniz lazım, Çünkü ben yanlış otobüsteyim. | Open Subtitles | ..أنت, ربما عليك أن تُوقف الحافلة لأنني على الحافلة الخطأ |
| Güzel, o zaman yangın söndürücüyü nasıl açacağını öğrenmeni öneririm Çünkü sana bir hikaye anlatacağım. | Open Subtitles | حسناً, إذاً أقترح أن تكتشف طريقة لتغيل هذه الرشاشات لأنني على وشك إخبار قصة |
| Bunu onda bir bozukluk olduğundan emin olduğum için söylüyor değilim. | Open Subtitles | لا أقول هذا لأنني على يقين منأنهنالكخطب معها، |
| Bugün diyette olduğum için bir elma ve yarım Brüksel lahanası yediğim halde çok doluyum! | Open Subtitles | على الرغم من أنني لم يحصل إلا تفاحة ونصف من بروكسل تنبت كل يوم لأنني على نظام غذائي، وأنا حقا كاملا. |
| Biraz güçsüz ama hayatta olduğum için mutluyum. | Open Subtitles | ضعيف بعض الشيء، ولكن سعيد لأنني على قيد الحياة. |
| Şu anda hayatta olduğum için çok memnunum. | Open Subtitles | أنا سعيدة جداً لأنني على قيد الحياة الآن |
| Haklı olduğum için beni dinlerler. | Open Subtitles | الناس يسمعون كلامي لأنني على صواب |
| Hayatta olduğum için şanslıyım Charles. | Open Subtitles | (أنا محظوظة لأنني على قيد الحياة (تشارلز |
| - Çünkü hakkımda soruşturma açılmak üzere. | Open Subtitles | لماذا هذا؟ ـ لأنني على وشك أن أُتَهَم |
| - Çünkü senin aksine ben iyimserim. | Open Subtitles | لأنني على خلافك، أنا متفائلة. |
| Çünkü ben senin kim olduğunu biliyorum. | Open Subtitles | لأنني على خلاف شركائك الجدد أعرف تماماً من أنت |
| Çünkü ben idare ediyorum ve... ..ister beğen ister beğenme, bu seni aşıyor. | Open Subtitles | لأنني على مايرام وسواء أأعجبك الأمر أم لا، فذلك أمر يفوقك |
| Güzel, o zaman yangın söndürücüyü nasıl açacağını öğrenmeni öneririm Çünkü sana bir hikaye anlatacağım. | Open Subtitles | حسناً, إذاً أقترح أن تكتشف طريقة لتغيل هذه الرشاشات لأنني على وشك إخبار قصة |
| Çünkü sana arz-talep hakkında bir kaç şey öğreteceğim. | Open Subtitles | لأنني على وشك تعليمك أمراً صغيراً يسمى العرض والطلب |