| Dün gece buraya geldim Çünkü bunların hiç biri bana mantıklı gelmemişti. | Open Subtitles | اتيتُ إلى هُنا اللّيلةُ الماضية. لأنّ لا شئ من هذا يبدو منطقياً. |
| Tabii, Çünkü tam öğlen saati hiç kimse fen laboratuvarının camının kırıldığını duymaz. | Open Subtitles | أجل، لأنّ لا أحد سيسمع صوت تحطّم الزجاج في مختبر العلوم بعد الظهر |
| Çünkü bu ailedeki hiçbir adam polisle muhatap geçmek istemez. Selam. | Open Subtitles | لأنّ لا أحد في تلك العائلة سيتّصل بالشُرطة عن طيب خاطر. |
| Öğretmenine ölüm tehdidi yazan başka çocuk yok da ondan. | Open Subtitles | لمَ؟ لأنّ لا فتى آخر كتب تهديدات بالقتل إلى معلمته. |
| Çünkü orada ada filan yok, sadece bir avuç hikaye. Orası bir gemi mezarlığı. | Open Subtitles | لأنّ لا جزيرة هناك، إنّما عدّة قصص حول ذاك المكان، إنّه مقبرة للسفن. |
| Ve bu yalnızca bir tahmin Çünkü hiç kimse dünya çapında okyanusların ne kadar gürültülü olduğunu ciddi anlamda takip etmiyor. | TED | وذلك مُجَرّد تقدير، لأنّ لا أحد يتعقب فعلًا كمية الضوضاء في المحيط في جميع أنحاء العالم. |
| Çünkü içinizden biri bana bunu kimin yaptığını söyleyene kadar kimse bir yere gitmiyor. | Open Subtitles | لأنّ لا أحد سيذهبُ لأيّ مكان حتى أحدٌ منكم يخبرني من. |
| O ölecek Çünkü hiçbirinizin onu durduracak cesareti yoktu! | Open Subtitles | سيموت لأنّ لا أحد منكم لديه الشجاعة ليوقفه |
| Çünkü tanık koruma programına alınmamız için bir sebep olmayacak. | Open Subtitles | لأنّ لا سبب يحملنا على الخضوع لبرنامج مماثل |
| Hayır, küpeleri hediyeydi ve onların gerçek olduğunu biliyormuş, Çünkü kimse o kadar küçük küpe alamazmış. | Open Subtitles | لا، لقد قال إنهما كانا هدية ولقد عرفت أنهما حقيقيان لأنّ لا أحد سيتكبد عناء شراء ماسات مزيفة بذلك الحجم الصغير |
| Çünkü iki arkadaşın yatağı paylaşması tuhaf olmaz, | Open Subtitles | لأنّ لا شيء غريب في أنْ يشترك صديقان نفس السرير، |
| Ve araştırma için deme Çünkü kimse buna inanmadı, | Open Subtitles | ولا تقلْ أنّه كان للأبحاث، لأنّ لا أحد صدّق ذلك للحظة. |
| Çünkü hiç kimse yeterince zeki değildir. Sonra da boktan chardonnay şarabı içeceğiz. | Open Subtitles | لأنّ لا أحد كذلك، وسنشرب خمر عنب أخضر رديء. |
| Çünkü ikimiz de gelecek göremiyorduk. Böyle olduğunu biliyorsun. | Open Subtitles | هذا لأنّ لا أحد منّا طمح لذلك المستقبل، وتعلم أنّ هذا حقيقيّ. |
| - Evet. Çünkü bunların hiçbiri bana normal görünmedi. | Open Subtitles | لأنّ لا شيء من هذا يبدو طبيعياً بالنسبة لي. |
| Girmese iyi eder. Bebeğe bakacak paramız yok. | Open Subtitles | من الأفضل له، لأنّ لا يُمكننا تحمّل قيمة طفل. |
| Buna gerek kalmayacak, conko, Çünkü elinizde kanıt yok. | Open Subtitles | حسناً، لن اضطر لذلك يا صاح، لأنّ لا دليل لديك. |
| Artık gidemem Çünkü yerime geçecek vasıfta kimse yok. | Open Subtitles | الآن لا يمكنني المغادرة أبداً لأنّ لا أحد كفء بما يكفي ليعوّضني. |
| Beni seviyorsan kararımı desteklersin Çünkü başka destekleyenim yok. | Open Subtitles | إن كنت تحبينني فستدعمين قراري في إنجاب هذا الطفل لأنّ لا أحد يدعمني |
| Umarım elveda demişsindir, Çünkü geri dönüş yolu yok. | Open Subtitles | آمل أنّكَ ودّعتهم، لأنّ لا سبيل للعودة. |