Avukatımı havaalanına götürmek için onbeş dakika var ama başaracağız. | Open Subtitles | أمامي 15 دقيقة لأوصل محامييإلىالمطار... هل سنفعلها؟ |
- Anneme bir şeyler götürmek için. Hepsi bu. | Open Subtitles | لأوصل أشياء من أمي، هذا كلّ شيء |
Hope'u daha da güvenli götürmek için bir yol buldum. | Open Subtitles | اكتشفت طريقة لأوصل (هوب) بطريقة امنة اكثر. |
Buraya, bir mesaj iletmeye geldim. | Open Subtitles | أنا هنا لأوصل لك رسالة. |
Kavga etmeye gelmedim. Bir mesaj iletmeye geldim. | Open Subtitles | لمْ آتِ للقتال بل لأوصل رسالة |
Departmanımız adına resmi bir özrü iletmek için buradayım. | Open Subtitles | ..أنا هنا لأوصل إعتذار رسمي من القسم |
evet, . yani, bu akşam bırakmak için tekrar geleceğim. | Open Subtitles | أجل, أنا أقصد, سأعود لاحقاً لأوصل الطعام |
Bak, bunu San Pedro'ya götürmek için 16 saatim var. | Open Subtitles | إسمع يا رجل، لديّ 16 ساعة لأوصل هذا إلى (سان بيدرو). |
Pekala, Roscoe'yu veterine götürmek için dört dakikam var o yüzden sizi seviyorum çocuklar. | Open Subtitles | حسناً، أمامي أربع دقائق لأوصل (روسكو) إلى العيادة البيطرية، أحبكما يا أولاد.. |
Bir mesaj iletmeye geldim. | Open Subtitles | أنا هنا لأوصل رسالة. |
Generalissimo'nun özel bir mesajını iletmek için buradayım. | Open Subtitles | انا القائد (خوان بابلو توريني) انا هنا لأوصل رسالة خاصة من الجينيرال |
Dün gece başsağlığı dileklerimi iletmek için Bayan Weineke'yi aradım. | Open Subtitles | اتصلت بالسيدة (وينيكي) ليلة الأمس لأوصل لها تعازِي |
Avukatımı havaalanına bırakmak için on beşdakika var. | Open Subtitles | أمامي 15 دقيقة لأوصل محامييإلىالمطار... |
Ben bu broşürleri bırakmak için gelmiştim. | Open Subtitles | لأوصل هذه المنشورات ، حسناً؟ |