düşündüm de, belki Emma için yeni bir yayıncı bulmalıyız. | Open Subtitles | و كنت أتسائل إذا كنا نستطع إيجاد ناشر جديد لإيما |
O yüzden sen buradan çıkar ve Emma için mücadele edersin. | Open Subtitles | لذا انت أخرج هناك و حارب لإيما |
Huggsy Emma için bu kadar önemliyse... | Open Subtitles | إن كان هاغزي يعني الكثير لإيما إذن... |
İlk olarak, Emma'ya kimlik bunalımı geçirdiğini unutmasını ve kimliği için sermaye yaratmasını söyledim. | TED | أولاً، قلت لإيما أن تنسى أنها تعاني من كارثة متعلقة بهويتها و أن تحصل على رصيد متعلق بالهوية. |
Emma'ya iş aramasını ve bunu ciddiye almasını söyledim. | TED | لقد قلت لإيما أن تستكشف العمل و تجعلة ذو قيمة. |
Bunu Emma için getirdik. | Open Subtitles | لقد اتينا بهذا لإيما |
Bunu Emma için getirdik. | Open Subtitles | لقد اتينا بهذا لإيما |
- Benim için ve Emma için değil. | Open Subtitles | ليس لي و ليس لإيما |
Emma için bu çok iyi olur. | Open Subtitles | سيكون جيداً جداً لإيما |
İkincisi, Emma'ya şehirli sınıfının abartıldığını söyledim. | TED | ثانياً، قلت لإيما أن يكون للشخص معارف كثيرة فإنه أمر مبتذل. |
Emma'ya ev yapımı losyonlarımdan sürdüm. | Open Subtitles | إستعملت بعضاً من مرهمي المصنوع في البيت ووضعته لإيما. |
Emma'ya iyi geceler derken ilk kelimesini söyledi. | Open Subtitles | كنت أتمنى لإيما ليلة سعيدة، وتفوهت بكلمتها الأولى. |