| Dikkatlice bakarak her yerde yüzlerce yamuk bloğun yığılı olduğunu fark ettik. | TED | وبالتعمق بالنظر، لاحظنا مئات من الكتل غير المنتظمة متراكمة في كل مكان. |
| Güneş rüzgârları gibi, karakteristik elektrik yüklü gaz rezonanslarını fark ettik. | TED | لاحظنا أصداء مميزة من الغازات المشحونة كهربائيا مثل الرياح الشمسية. |
| Antikorlar için genleri B hücrelerinden T hücrelerine yerleştirmenin mümkün olabileceğini fark ettik. | TED | لقد لاحظنا أن من الممكن إدخال جينات للأجسام المضادة من خلايا بائية إلى خلايا تائية. |
| Rachel, farkettik ki çocukluk evine elveda etmekte biraz sorun yaşıyorsun. | Open Subtitles | ريتشل لقد لاحظنا بأنه لديك بعض الصعوبات لقول وداعاً لمنزل طفولتك |
| Sayın Başkan, araştırmamızdaki tespitlerimizde tarihinizin son 300 yıl ile sınırlı olduğunu gördük. | Open Subtitles | لاحظنا في بحوثنا أن تاريخكم محدود جداً .. يصل إلى 300 سنة فقط |
| Fakat bunu ifade ederken konuşmasında bir şey fark ettik. | Open Subtitles | ولكن عندما ذكر ذلك، لاحظنا أمرًا ما، أنه أشار في خطابه |
| Arkalarından koşarken fark ettik ki bazı hayvanlar Queens Bulvarı'na doğru ilerlemeye başlamış. | Open Subtitles | لذا وصلنا إلى هناك وانتشر الجميع قمنا بملاحقتهم وعندها لاحظنا أن بعض الحيوانات بدأت تركض نحو جادة كوينز |
| Oysa biz onları yok etmenin çok kolay olduğunu fark ettik. | Open Subtitles | مع ذلك لاحظنا مدى سهولة أخذهم للاعدام بالغاز |
| Evet, ama her iki retinanın da ışığa az da olsa tepki verdiğini fark ettik. | Open Subtitles | نـعم , ولكن لاحظنا أن شبكية عينه حساسة للضوء |
| Oturup konuştuk ve zorlu birkaç ay geçirdiğimizi fark ettik. | Open Subtitles | نحن تحدثنا عن ذلك ، ونحن جيعاً لاحظنا كان لدينا رفقة سيئه منذ شهور |
| Otopsiden sonra sırtının ortasında oluşan bir morluk fark ettik. | Open Subtitles | بعد التشريح لاحظنا كدمات تتشكل وسط الظهر |
| Üç yaşındayken, bazı şeylerin yolunda gitmediğini fark ettik. | Open Subtitles | لاحظنا أن به شيئ خاطئ عندما كان بعمر الثالثة. |
| Doktor, fark ettik ki birçok hasta kalem kullanıyor. | Open Subtitles | طبيب، لاحظنا فقط أن الكثير من المرضى الخاص بك يستخدمون أقلام الحبر. |
| Ama ikinci soruda, beğenmiyoruz diyenlerin yarısı devam etmesini istediklerini söyledi! (Kahkahalar) Bir değişiklik farkettik. | TED | لكن جواب السؤال الثاني، نصف الذين لم تعجبهم الحركة أرادوا أن تستمر لاحظنا أن هناك تغيير |
| Bu sabah kalbinizde ritim düzensizliği farkettik. | Open Subtitles | لاحظنا أنه لديك نبض قلب منتظم هذا الصباح |
| Ve yakınbir zamanda farkettik ki, 60.000 Dolarımız kaybolmuş. | Open Subtitles | و مؤخراً لاحظنا إختفاء 60 ألف دولار من دفاترنا |
| Kullanıcıların ürün üzerinde değişiklik yaptığını gördük. | TED | لاحظنا أن المستخدمين في الواقع عدلوا عليها |
| Kullanıcılarımızın başka yönlerden de değişiklikler yaptığını gördük. | TED | وأيضا لاحظنا أن مستخدمينا قد عدلوا عليها بطرق أخرى |
| Baban ve ben, bu ikinci test için ne kadar çalıştığını farkındayız. | Open Subtitles | والدك وأنا لاحظنا الجهد الذي بذلته لإعادة الإختبار هذه ماذا لو أهملته ثانية؟ |
| - Neyi fark ederdik? | Open Subtitles | - - لاحظنا ماذا ؟ |
| Son Ayarlama esnasında, bir kontrol sızıntısı tespit ettik. | Open Subtitles | من خلال أخر ترنين لاحظنا نقص فى السّيطرة |
| 1942 Kasımından başlamak üzere, ...bizi, tırnak içinde, "ayırmaya" başladıklarını fark etmiştik. | Open Subtitles | وفي بداية نوفمبر 1942 لاحظنا انهم يتجنبون ابادتنا |
| Baban ve ben farkına vardık ki sen son günlerde çok garip davranıyorsun. | Open Subtitles | أبوك وأنا لاحظنا أنك تتصرف بشكل غريب بالآونة الأخيرة |
| Klitoral uyarımı, testiküler şişkinlikleri, yüz kızarıklıklarını gözlemlediğimiz gibi cinsel aktivite sırasındaki kalp atış hızını bunun yanı sıra prostaik kasılmaları, vajinal genişlemeleri de ölçüyoruz. | Open Subtitles | وهكذا, حيث لاحظنا إثارة البظر، انتفاخ في الخصية, احمرار في الجلد... قُمنا بقياس معدّل ضربات القلب أثناء النشاط الجنسي |
| Misk farelerinin düzenli olarak yuvadan çıkıp buz altında yiyecek toplamaya çıktıklarını gözlemledik. | Open Subtitles | فقد لاحظنا أن جـرذان المـسك تترك المنتجع بإنتظام للبحث عن الطعام تحت الثلج |