ويكيبيديا

    "لاذ" - ترجمة من عربي إلى تركي

    • kaçtı
        
    • kaçmayı
        
    • kaçıp
        
    • kaçmaya
        
    • paçayı
        
    Eve girince hırsızı gördün seni bayıltıp kaçtı, öyle mi? Open Subtitles ذهبتِ إلى المنزل صادفتِ لصاً أسقطكِ أرضا ثم لاذ بالفرار؟
    Cinayetin ardından, Yunan ve Roma geleneğindeki diğer filozoflar kaçtı ve şehrin bir öğrenme merkezi olarak rolü azaldı. TED بعد مقتلها، لاذ بقية الفلاسفة في اليونان وفي روما القديمة بالفرار، وتراجع دور المدينة كمركز للتعليم.
    Küçük piçi az kalsın. Yakalıyordum, ama kaçtı. Open Subtitles لقد كدت أنال من ذلك اللعين الصغير , ولكنه لاذ بالفرار
    Garip bir yolla kaçmayı başarmıştı, ne kadar kurnaz olduğu bilirsiniz. Open Subtitles شاهدته في لمحه خاطفه إلا أنه لاذ بالفرار. علىنحوغريب.. أحترم ذلك الرجل.
    Ancak tam mahkumlar kaçıp kurtulmaya başlamıştı ki bir hava saldırısı sireni alarm verdi. TED ولكن حين لاذ السجناء بالفرار لينقذوا حياتهم، صفارةُ إنذار الغارات الجوية كشفت أمرهم.
    Olay yerinden çalınmış telefonu izledik. Adamı bulduğumuzda kaçmaya çalıştı. Open Subtitles قمنا بتتبع هاتف نقال سُرق من موقع الحادث وعند تحديد مكانه لاذ الرجل بالفرار
    Deprem olduğunda, verilmiş bir işi yapıyordu, o sırada kaçtı. Open Subtitles كان يؤدي بعض الاعمال عندما حدث الزلزال و عندها لاذ تينز بالفرار
    Polislerden biri vuruldu. Diğerleri kaçtı. Open Subtitles أصبنا أحد أفراد الشرطة, و الآخر لاذ بالفرار.
    kaçtı. O iki polis onu yakalamaya yaklaşamadı bile. Open Subtitles قدّ لاذ بالفرار، الشرطيان لم يقتربا من إمساكه البتّة.
    İçlerinden biri kaçtı. Tek yapması gereken yeni bir ekip kurmak. Ciddiyim, bir anlığına şu olasılığı gözden geçirelim: Open Subtitles أحدهم لاذ بالفرار، و كلّ ما عليه فعله إعادة التشكيل، عن جد لنعتبر هذا مُمكناً.
    ...fakat, bunların hiçbiri, babamın ölümüyle son bulmayacak çünkü onlardan biri kaçtı. Open Subtitles لكن لا شيء من ذلك سينتهي في نعيه بسبب شخص واحد لاذ بالفرار.
    Kendisi kaçtı, sir. Şerefim üzerine yemin ederim. Open Subtitles لقد لاذ بالفرار يا سير لديك كلمتي الشريفة
    Ne yazık ki bir değişken vardı. Çocuk kaçtı. Open Subtitles أخشى أنّ ثمّة انتقاص، فلقد لاذ الطفل بالفرار.
    NSA Ajan'ı Flynderling'i öldürdü ve parayla kaçtı. Open Subtitles قام بقتل عميل الأمن القومى فليندرلينج لاذ بالفرار وبحوذته المال
    Bukalemun ya içeri sıvıştı ya da başka yere kaçtı. Open Subtitles "إما أن الحرباء لاذ بالداخل أو فرّ إلى مكان آخر"
    Bir iki soru sormak için gittik, o da kaçtı! Open Subtitles كلّ ما أردنا فعله، هو أن نطرح عليه بضعة أسئلة. لكنّه لاذ بالفرار.
    kaçmayı başaran biri varsa bile diğerlerini öldüren şey onu da öldürmüş olabilir. Open Subtitles حتّى لو كان هناك صبيٌّ آخر لاذ بالفرار، فربّما ما زال مصاباً بما قتل الاثنين الآخرَين.
    O gece iki hırsız soygun yaptı ve biri kaçmayı başardı. Open Subtitles قام لصان بإقتحامها تلكَ الليلة. و أحدهما لاذ بالفرار.
    Diğeri ise kaçmayı başardı. Open Subtitles والآخر لاذ بالفرار
    Delinin tekiydi anlamsız şeyler söyledi ve güvenlik gelene kadar kaçıp gitti. Open Subtitles لقد كان مجنوناً لم يقل اي شئ مفهوم و في الوقت الذي وصل فيه الامن لاذ الرجل بالفرار
    Ve Glitch birşeyler hissetmiş olacak ki biz ateş açmadan önce kaçmaya başladı. Open Subtitles لابدّ أنّ (غليتش) أحسّ بذلك أو ما شابه، لأنّه لاذ بالفرار حالما بدأنا في إطلاق النار.
    Muhtemelen kötülüğüyle ün salmış en büyük korsan paçayı kurtarandı. Open Subtitles لعلّ أكثر المُخترقين شُهرة هُو من لاذ بالفرار.

    الكلمات والعبارات الأكثر شيوعا

    عربي-تركي: 10k، 20k، المزيد | تركي-عربي: 10k، 20k، المزيد