| Bu proje, burada Amerikada özel sektör tarafından finanse ediliyor ama burada durmak istemiyoruz. | TED | تم تمويل هذا المشروع بأموال خاصة هنا في الولايات المتحدة الأمريكية، ولكننا لانريد التوقف هنا. |
| Sadece şu ana kadar yürüyen işlerimizin devam edeceğine dair bir garanti dışında bir şey istemiyoruz. | Open Subtitles | لانريد شيء أكثر منْ ضمان بأنّنا سنواصل الإمتلاك الذي كان عنْدنا دائماً لحدّ الآن |
| Seni burada istemiyoruz ! Defol burdan ! | Open Subtitles | نحن لانريد ان نصاب من الافضل ان تستخدم اختك |
| İçeride beklesin. Rahatsız edilmek istemiyoruz. | Open Subtitles | ضعها في الداخل, يمكنها أن تنتظر لانريد أن يزعجنا أحد |
| Çünkü onlar da bizim onları istemediğimiz gibi bizi istemiyor. | Open Subtitles | لأنهم لايردون الجلوس معنا بالقدر الذي لانريد ان نجلس معهم |
| Bayan Tucker, sizi rahatsız etmek istemiyoruz. Adım Poirot. | Open Subtitles | نحن لانريد ازعاجك يا سيدة تاكر, انا اسمى بوارو |
| Kaderi yaratanlar biziz çünkü hiçbir şeyin şans eseri olmasını istemiyoruz. | Open Subtitles | نحن اخترعنا القدر لأننا لانريد للأشياء أن تحدث مصادفة |
| Uyuyarak veya arkadaş ziyaretleriyle vakit geçirmek istemiyoruz.' Söylesene, Roxanne, Stacey'nin partisi... | Open Subtitles | نحن لانريد أن نضيع وقت فراغنا بالنوم أو زيارة الأصدقاء |
| Doktor hasta arasındaki etkileşimi niye istemiyoruz? | Open Subtitles | لماذا لانريد هذا في علاقة الطبيب بالمريض ؟ |
| Biz seyircilerin koltuklarından kalkmalarını istemiyoruz.. Ama çok komik. | Open Subtitles | نحن لانريد للمشاهدين أن ينهضوا من كراسيهم |
| Biz seyircilerin koltuklarından kalkmalarını istemiyoruz.. | Open Subtitles | نحن لانريد للمشاهدين أن ينهضوا من كراسيهم |
| Sadece Cinemax için ayda 12 dolar ödemek istemiyoruz. | Open Subtitles | مجرد اننا لانريد دفع 12 دولار بالشهر لقناه سنيماكس. |
| - Gitmek istemiyoruz. | Open Subtitles | نحن لانريد الرحيل نحن بالفعل نحب هذه البلدة |
| -O ve ben hayatımızı Chibougamau'da trafiği kontrol ederek noktalamak istemiyoruz. | Open Subtitles | أنا وهي لانريد إنهاء يومنا بتوجيه من أحد |
| Sadece bir gence ders veriyorduk. Bela istemiyoruz. | Open Subtitles | لقد كنّا نحاول تلقين أحد الفتية درساً قاسياً,لانريد أن نتورط في المشاكل معكم |
| Bu telefonu insanların kullanmasını istemiyoruz, tamam mı? | Open Subtitles | لانريد أن يستخدم الناس الهاتف فحسب حسناً؟ |
| Sorun yok. İnsanların bu telefonu kullanmasını istemiyoruz sadece. | Open Subtitles | لايوجد مشكلة، نحن فقط لانريد أن يستخدم الناس هذا الهاتف |
| Ama ne yapacağımızın söylenmesini istemiyoruz biz. | Open Subtitles | ماعد أننا لانريد أن يتم إخبارنا بمَ نفعل ذلك انتهى |
| Eğer biz birbirimizin arkasını kollamazsak, yapmak istemediğimiz bir sürü şeyi bize zorla yaptırmak isteyecekler. | Open Subtitles | إذا لم نساند بعضنا البعض فهما ستعملان على دفعنا إلى فعل دزينة من الاشياء التي لانريد ان نفعلها |
| Bart'ın başı belada ve senin aptal yorumlarına ihtiyacımız yok. | Open Subtitles | بارت في مشكلة ونحن لانريد تعليقاتك الغبية |
| Tarihte sevilmeyen biri. Bunun olmasını istemeyiz, değil mi? | Open Subtitles | مكروه من الناحية التاريخية ، ونحنُ لانريد أن يحدث هذا ، أليس كذلك؟ |