| Benim hakkımda herşeyi okumuş olabilirsin, ama beni tanıdığını düşünme. | Open Subtitles | لربما قرأت كل شيء عني لكن لا تعتقدي أنك تعرفيني |
| Ne istiyorsan onu yap. Fakat asla geri dönmeyi düşünme! | Open Subtitles | إفعلي ما تشائين ، ولكن لا تعتقدي بأنه يمكنكِ النجاح في الهرب من هناك مرة أخرى |
| Sakın böyle ezilmiş gençleri kurtarabileceğini düşünme | Open Subtitles | لا تعتقدي مطلقا بأنه يمكنك ان تنقذي هؤلاء الفنانون المذّبون الشباب |
| Ne yaptığını görmediğimi sanma. Dilekler diliyorum, sen onları mahvediyorsun. | Open Subtitles | لا تعتقدي أني لم أنتبه إلى ما تحاولين فعله , أنا أتمنى وأنت تجدين سبلا لتحطيم أمنياتي |
| Bak, lütfen bundan hoşlandığımı sanma. Tek istediğim bir işti. | Open Subtitles | أرجوكِ ، لا تعتقدي أننى أستمتع بهذا كل ما أردته هو وظيفة |
| Kimsenin bunları yayınlayacağını gerçekten düşünmüyorsun, değil mi? | Open Subtitles | أنت لا تعتقدي حقاً أن هناك من سينشُرهم ؟ |
| İnkâr etme. Bir kız kurusunun seçme şansı olmadığını düşünüyorsun. | Open Subtitles | لا تنكري ذلك، لا تعتقدي بأن العانس قد تكون صعبة الإرضاء |
| Kararlarım hoşuna gitmeyebilir, ama sakın bunun bir önemi olduğunu düşünme. Bu gece evden dışarı adımını atmıyorsun. | Open Subtitles | قد لا توافقين , لكن لا تعتقدي للحظة أن هذا يهمني |
| Takımının, kuluçka odasını nasıl yok ettiğini gördüm, ama bu yapı içinde, tek bir tane olduğunu sakın düşünme. | Open Subtitles | عرفت أنكِ وفريقكِ قمتم بتفجير غرفة التفقيس لكن، لا تعتقدي أنها الغرفة الوحيدة |
| Seninle bir daha konuşacağımı falan düşünme bile, gerizekalı! | Open Subtitles | لا تعتقدي أنني سأكلمكِ مجدداً، أيتها الحمقاء |
| Güzel olduğun ya da sana karşı hislerim olduğu için seni yok etmeyeceğimi sakın düşünme. | Open Subtitles | لا تعتقدي لأنك جميلة وأنني أكن لك مشاعر أنني لن أدمرك |
| Bu düşünme telafi eder beni öldürmeye çalıştığın zamanı. | Open Subtitles | لا تعتقدي بأنَّ ذلكـ تعويضاً لي عن الأوقاتِ التي حاولتي فيها قتلي |
| Benim iyi bir adam olduğumu düşünme. Ben iyi bir adam değilim. | Open Subtitles | لا تعتقدي أنّني رجلٌ صالح أنا لستُ برجل صالح |
| Onun, bunu ilk defa denediğini sanma. | Open Subtitles | لا تعتقدي بإنّها المرّة الأولى التي حاولتها. |
| Yaptığımdan sonra uykularımın kaçmadığını sanma. | Open Subtitles | لا تعتقدي انني كنت انام جيداً بسبب ما فعلت |
| Ve çiktigimda da, sakin nasil ön ayak oldugunu unutacagimi sanma. | Open Subtitles | و عندما سأفعل ، لا تعتقدي أنني لن أتذكر كيف بدت خطواتكِ |
| Nasıl ön ayak olduğunu unutacağımı sanma sakın. | Open Subtitles | لا تعتقدي أنني لن أتذكر شكل عتبة باب منزلك |
| Senin bunu başından beri bildiğini ve onu koruduğunu unuttuğumu sanma! | Open Subtitles | لا تعتقدي باني تجاهلت انك كنتي تعلمين عنها طيلة الوقت و كنت تتسترين عليها انا ارى انه من المهم |
| Anneni Çirkin'in öldürdüğünü düşünmüyorsun değil mi? | Open Subtitles | أنت لا تعتقدي أن الوحش قتل أمّك، أليس كذلك؟ |
| Bunu yaptığını düşünmüyorsun değil mi? | Open Subtitles | حسناً , لا تعتقدي أنه قام بفعل هذا صحيح؟ |
| Bir dakika, cihazı kullanmaya çalıştıklarını düşünmüyorsun değil mi? | Open Subtitles | إنتظري دقيقة أنتِ لا تعتقدي بأنهم قد يستخدمون القرص , أليس كذلك ؟ |
| Çok da kötü olmadığını düşünüyorsun umarım? | Open Subtitles | ولكن آمُل أنكِ لا تعتقدي أنها ستجري... على نحو سئ؟ |