Dünyanın sonunun nasıI geldiği, ayinde ne kullanıIdığı belli değil. | Open Subtitles | إنها لاتخبرنا كيف ينتهي العالم، و لا عن تفاصيل الطقوس |
Ve aynı zamanda bunların sadece bilgi yoluyla değil kalbin yönlendirmesiyle de olabileceğini gösterdi. | TED | وهي أيضاً تستطيع ان تصل الى المشاهد لا عن طريق الفكر فحسب .. بل عن طريق القلب أيضاً |
Şehirlerimizin geleneksel kentleşmesi ve mimarisi ayrılarak değil, iç içe geçerek birliği ve aidiyeti sağlamlaştırdı. | TED | كان العمران التقليدي والعمارة في مدننا يضمن الهوية والانتماء لا عن طريق الفصل و العزل، بل عبر التشابك والاندماج. |
-Paraşüt sarma için cezalı. Onları vermek ya da atlamak için değil. | Open Subtitles | حسنا, هو موقوف عن التعبئة لا عن التسليم أو القفز |
Eminim ki mezunlar toplantısında herkes, senin siyah beyaz çocuklarından ve iğrenç kişiliğinden bahsedecektir, iğrenç, devasa sivilcenden değil. | Open Subtitles | عن أولادك الملوّنين وشخصيتك الفظيعة لا عن بثرتك الكبيرة المقرفة |
Vakit geldi. Gecikecek. Sanki kendi bekarlığa veda partisi değil. | Open Subtitles | يجب أن تتأخر عن عملها لا عن حفل عزوبيتها |
Çocuğun doğasından bahsediyorum, yaptığı bir şeyden değil. | Open Subtitles | أتكلّم عن طبيعة الصبي الآن، لا عن أفعاله |
Tek konuştuğu ateşböceklerini izlemek istediğiydi. Beni sevdiği değil. | Open Subtitles | لا تتحدّث سوى عن ذهابها لرؤية اليراعات، لا عن حبّها لي. |
Ama önemli birisine, sıradan bir FBI ajanına değil, tamam mı? Elimizdeki tüm kanıtlar bunlar. | Open Subtitles | عن المسئولين ذوي التأثير أتحدَّث لا عن مجرد شرطي عادي بسترة واقية، حسنًا؟ |
Ayrıca, muhtemelen seks hayatını abartarak anlatmak için arıyordur, benimkini sormak için değil. | Open Subtitles | من الأرجح أنها تتصل لتخبرك عن حياتها الجنسية، لا عن حياتنا |
Buradan ayrılırken size bir şey bırakacaksam, Bay Patates Kafa'nın geçmişinden başka, tabii Bay Patates Kafa da ayrılmak için güzel bir hikâye, bu şu olacaktır: Bir ülke, gücünü şefkat ve yararcılık ile gösterir; baskı ve korku ile değil. | TED | اذا أردت إنهاء هذا الحديث بشيء، غير قصة سيد رأس البطاطا والتي، بالطبع، قصة جيدة، هو أن دولة ما تظهر قوتها عن طريق التعاطف والحس العملي، لا عن طريق التخويف والتعسف. |
Beni ben olduğum için seven kız için nasıl göründüğüm için değil. | Open Subtitles | للفتاة التي تهتم بي عن شخصي لا عن مظهري |
Bu tarihe tanıklık, akademik bakış açısından veya uzaktan değil; tarihin gidişatı içerisinde sıradan insanlara ne olduğu ile ilgiliydi. | Open Subtitles | شاهد ليس بالصورة الاكاديمية... لا عن بعد... ولكن شاهد على مايحدث للناس العاديين |
Burada Ethanazi Projesi'ni konuşuyoruz. Geçmişimizi değil. | Open Subtitles | "الحلقة تتحدث عن "مشروع إيثانيجيا لا عن علاقتنا نحن الاثنان |
Burada Ethanazi Projesi'ni konuşuyoruz. Geçmişimizi değil. | Open Subtitles | "الحلقة تتحدث عن "مشروع إيثانيجيا لا عن علاقتنا نحن الاثنان |
Ama şimdi yapmam gereken, yine hissederek, yapmam gereken, yeterli kadar bu enzimleri sağlamak, bu tetiklemeleri bu işlem sürecinin başında farkına varılan, düşünme yoluyla değil, ama his yoluyla. | TED | وما يجب ان اقوم به الآن .. الشعور مرة اخرى ما يجب ان اقوم به هو تحفيز كاف لهذه الانزيمات التي تحفز مستقبلات الجمال والسعادة في بداية العرض والتي يتم التقاطها من قبلكم لا عن طريق التفكير بل عن طريق الشعور |
Bu konu kanun meselesi, intikam değil. | Open Subtitles | هذا عن القانون لا عن الإنتقام |
Geçmişini araştırmak için değil. | Open Subtitles | لا عن خلفية عمله. |
Hizmetin kalitesi değil. | Open Subtitles | لا عن نوعية الخدمة |
Sanırım Sawano Chuan'dan değil, kendinden bahsediyor olmalısın. | Open Subtitles | أعتقد أنك بالتأكيد تتكلم عن نفسك، لا عن (ساوان أوتشوان) |