| Siyah üzerine siyah mı? Her şeyden öte, senin kör olmanı istemeyiz. | Open Subtitles | أسود فى أسود لا نريدك أن تصابى العمى فوق كل شىء آخر |
| Yasayı çiğnemek istemeyiz. Onunla ilgilenirim. - İyi geceler. | Open Subtitles | لا نريدك أن تخرقى القانون سأعتنى بها ما المشكلة تشارلى؟ |
| Hem kalabalıkta kaybolmanızı istemeyiz. | Open Subtitles | فبعد كل شيء، نحن لا نريدك أن تضيع بين الحشود. |
| Artık barla ilgili önemli kararları tek başına almanı istemiyoruz. | Open Subtitles | لا نريدك أن تقوم بأي قرارات رئيسية للحانة بعد الآن |
| Tabii ki biz de sen hamileyken kemoterapi yapmak istemiyoruz. | Open Subtitles | بالطبع نحن لا نريدك أن تخضعي للعلاج الكيميائي مادمت حامل |
| Annenle seni acele ettirmek ya da aklını çelmek istemiyoruz. | Open Subtitles | أنا وأمك لا نريدك أن تتسرعي أو تتحدثي بأي شيء |
| Seni zor duruma sokacak ya da doğru olmadığını düşündüğün bir şeyi yapmanı istemeyiz. | Open Subtitles | نحن لا نريدك أن تفعلي شيئا قد يحرجك و لا أن تفعلي شيئا لا ترينه صوابا |
| Sakın fazla zıplama. Kendini korkutmanı istemeyiz, değil mi? | Open Subtitles | لا تقفز عالياً جداً، لا نريدك أن تشعر بالخوف أليس كذلك؟ |
| Merkezde bir sürü insanın içinde sıkışmanı istemeyiz. | Open Subtitles | هناك تجمع سكاني كثيف لا نريدك أن تعلق في قلب المدينة |
| Sonradan pişman olacağın şeyler söylemeni istemeyiz. | Open Subtitles | لا نريدك أن تقول أشياء تندم عليها فيما بعد |
| Kafatasını kestiğimizde acı çekmeni istemeyiz. | Open Subtitles | لا نريدك أن تتألم عندم نقطع حتى جمجمتك |
| Teklikeli bir şeyler yapmanızı istemeyiz. | Open Subtitles | نحن لا نريدك أن تفعلي شيئاً خطيراً |
| Yatağınızda öldürülmenizi istemeyiz. | Open Subtitles | لا نريدك أن تموتي مقتولة في سريرك |
| Clark seni Smallville'in en sevecen makamlarının radarına sokmak istemeyiz. | Open Subtitles | لا نريدك أن تخضع لتدقيق سلطات سمولفيل |
| Çok akıllıca. Bu güzel parmaklardan birini kaybetmeni istemeyiz. | Open Subtitles | لا نريدك أن تفقد أحدى أصابعك الجميلة |
| Sorun değil. Çünkü maçta bize koçluk etmeni istemiyoruz aslında. | Open Subtitles | لا بأس بذلك لأننا لا نريدك أن تتولى المباراة أصلاً. |
| Wall Street'den nefret ettiğini biliyor ve senden işlem yapmanı istemiyoruz. | Open Subtitles | نعلم إنك غادرت البورصة لا نريدك أن تقوم بالتجارة |
| Marcus, artık bizimle dolaşmanı istemiyoruz. | Open Subtitles | ماركوس. نحن حقا لا نريدك أن تبقى معنا بعد الآن |
| Sahaya çıktığınızda yumuşak ve korkmuş olmanızı istemiyoruz. | Open Subtitles | لا نريدك أن تذهب هناك و تكون ليِّنا و خائفا لن نكون ليّنين و خائفين |
| Bu işte yalnızmışsınız gibi hissetmenizi istemiyoruz. | Open Subtitles | نحن لا نريدك أن تشعري أنك هناك بالخارج لوحدك. |
| Kötü haber şu ki, bir süreliğine halka açık etkinlik yapmanızı istemiyoruz. | Open Subtitles | الخبر السيء أننا لا نريدك أن تقومِ بأي أحداث عامة لفترة من الزمن. |