| Boş, anlamsız, gereksiz bir aktivite zihni boşaltmak için birebir. | Open Subtitles | سخيفة وبدون هدف وذات نشاط رتيب جيّدة جداً لتصفية الذهن |
| Boş, anlamsız, gereksiz bir aktivite zihni boşaltmak için birebir. | Open Subtitles | سخيفة وبدون هدف وذات نشاط رتيب جيّدة جداً لتصفية الذهن |
| Evet, ama kendi başına gidecek. Sanırım kafasını temizlemek için zamana ihtiyacı var. | Open Subtitles | نعم ، لكنه يقود سيارته بمفرده أعتقد أنه يريد بعض الوقت لتصفية ذهنه |
| Şu kopyalama cihazlarını içimizdeki ayrık otlarını temizlemek için kullanmamızı öneririm. | Open Subtitles | أقترح أن نستخدم أجهزة التقليد لتصفية شوكة أخرى عن طريقنا |
| Kafamı toplamak için kahve almaya gidiyordum. | Open Subtitles | أنا فقط ذاهب لتناول بعض القهوة، أه، فقط لتصفية ذهنيّ. |
| Cohaagen'dan Direniş'e sızmak ve Matthias'u öldürmek için için doğrudan emir almıştım. | Open Subtitles | لقد اعطيت لي أوامر من كوهاجين لتصفية المقاومة وقتل ماثايس |
| Ama o kadar çok suyu süzmek zaman alıyor. | Open Subtitles | لَكنَّه يسغرق بعض الوقت لتصفية الكثير من الماء. |
| Bir okul, bir metro istasyonu ve bir su arıtma tesisi. | Open Subtitles | مدرسة، محطّة مترو، ومحطّةٌ لتصفية المياه. |
| Evini aradım Kafamı dağıtmak için zamana ihtiyacım vardı. | Open Subtitles | ـ لقد أتصلتُ بالمنزل ـ لقد أحتجتُ بعض الوقت لتصفية بالي |
| Kafamı boşaltmak için yürümem lazım belki biraz yumiyum yerim. | Open Subtitles | علي أن أتمشى لتصفية ذهني لربما تناول حلوى الفاكهة ليس لدي علم الآن |
| Kafamı boşaltmak için yüzmeye gidiyorum ama sizinkilere söyle. | Open Subtitles | سأذهب للسباحة لتصفية ذهني ولكن لتخبر عائلتك |
| Kafamı boşaltmak için bir sürüşe çıktım ve Mayalar beni gördü. | Open Subtitles | ذهبت في جولة لتصفية ذهني فكشفوا أمري |
| Zihnini temizlemek için taze hava ve ölü hayvanlardan iyisi yoktur. | Open Subtitles | لا شيء يضاهي النسيم العليل وبعض الحيوانات النافقة لتصفية الذهن |
| Daha önceki konuşmamızın üstündeki bulutları temizlemek için gelmiştim. | Open Subtitles | هاي، لقد جئت فقط لتصفية الجو بخصوص المحادثة السابقة |
| Sosyal medya hesaplarımı temizlemek için parayla birini tuttum, gündelik nefret söylemleri travmasından aklımı korumak için. | TED | في الحقيقة لقد دفعت مبلغًا من المال لتصفية وسائل التواصل الاجتماعي لدي، في محاولة لتجنيب ذهني من التكرار اليومي لصدمة خطابات الكراهية. |
| Kafamı toplamak için biraz vakte ihtiyacım var. | Open Subtitles | وسأحضى ببعض الوقت لتصفية رأسي، سيكون هذا جيدا لي |
| Kafamı toplamak için yürüyüşe çıkmıştım. Neredeyse bir kazaya sebep oluyordum. | Open Subtitles | خرجت أتنزّه لتصفية ذهني، وأوشكت أن أتسبب في حادث. |
| Yani bir adamı öldürmek için masum insanlarla dolu koca bir uçağı mı patlattın? Hayır. | Open Subtitles | إذن تنسفين طائرة مليئة بالأبرياء لتصفية رجل واحد. |
| Yani bir adamı öldürmek için masum insanlarla dolu koca bir uçağı mı patlattın? Hayır. | Open Subtitles | إذن تنسفين طائرة مليئة بالأبرياء لتصفية رجل واحد. |
| - Radarlar havadaki ufak nesneleri süzmek üzere tasarlanmışlardır, kuş gibi. | Open Subtitles | حسنا، الرادار المصممة لتصفية صغير الجوي فوضى ، مثل الطيور. |
| İsim, Jefferson Heights'daki eski bir bakır arıtma tesisine ait. | Open Subtitles | إنها منشأة لتصفية النحاس "في مرتفعات "جيفرسون |
| Son görüşmemizden sonra hele kara bulutları dağıtmak için bir fırsat çok iyi olurdu. | Open Subtitles | بسبب الامور التي تركناها... أريد فرصةً لتصفية الجو. |
| 50 altın kadarını hemen verebilir misiniz... sadece limandaki borçlarımı kapatmak için? | Open Subtitles | بلزمني 50 من الذهب، لتصفية حساباتي وحسب في جانب السفن؟ |