| Afrika'da senin için bir film çekiyordu sanırım. | Open Subtitles | فى الحقيقة , أعتقد أنه كان بأفريقيا يصنع فيلماً لحسابك |
| Bırak senin için çalışsınlar. Onlar çok iyi adamlar. | Open Subtitles | و من ثَمَ يمكنك أن تجعلهم يعملون لحسابك إنهم رجال جيدون |
| senin için çalıştığımı sanıyordum, ama değilmiş. | Open Subtitles | لقد كنت أظننى أعمل لحسابك ولكننى لم أكن كذلك |
| Hepsinin boşa gitmesi yazık oldu. - Ücretinin yarısı hesabına aktarıldı. | Open Subtitles | مؤسف جدًّا أن عرضك راح سدىً، تم تحويل نصف أجرك لحسابك. |
| İşi bıraktım. Artık sizin için çalışmıyorum. | Open Subtitles | لقد تقدمت باستقالتي لن أعمل لحسابك بعد الآن |
| Credit Suisse 'ten yeni hesabınıza 10 milyon dolar transfer edildiğini onaylamak için arıyorum | Open Subtitles | انا اتصل من بنك كريدى سويس لاخبرك ان عشرة ملايين دولار قد حولت لحسابك الجديد |
| Uçuş dersleri almak, Kilimanjaro dağına tırmanmak, senin için çalışmak gibi. | Open Subtitles | أحضر دروساً في الطيران أتسلق قمّة كليمنجارو أعمل لحسابك |
| Belli ki, burada her kim yaşıyorsa senin için çalışmıyor. | Open Subtitles | من الواضح، أن من يسكن هنا لا يعمل لحسابك |
| Hatta senin için çalışıyorlar Çünkü sen Bölüm 8'sin.. | Open Subtitles | فى الحقيقه انهم يعملون لحسابك لانك القسم الثامن |
| - Artık senin için çalışmıyorum Fallon. - Jack, hiç durmadın ki. | Open Subtitles | لم أعد أعمل لحسابك يا فالون ـ جاك أنت لم تتوقف أبدا عن العمل لدى |
| Ancak benim için bir iş ayarlayabilirsen senin için çalışabilirim. | Open Subtitles | إن كان بوسعك توفير شيء ما فيمكنني العمل لحسابك بأيّة وسيلة |
| Artık senin için çalışmam. | Open Subtitles | لم أعد اعمل لحسابك أتظنين أنهم سيتجاوزون الأمر؟ |
| Çünkü bu gece senin için çalışanlardan biri olsaydım bir hırsızın çantasında sakladığı bir şey var mı diye bakacak kadar zeki olurdum. | Open Subtitles | لأني لو عمِلت لحسابك الليلة فكُنت سأكون ذكي كفاية لأتحقق مِن حقيبة السارق من أجل دروج مخفية |
| Kantin paranı hesabına yatıran zengin amca benim. | Open Subtitles | أنا من يرسل لك كل تلك الأموال لحسابك في المقصف |
| Şimdi sadece elemana senden çaldıklarını hesabına geri iade etmesini söyleyip, yolumuza koyulacağız. | Open Subtitles | سنخبر هذا الرجل فقط أن ينتقل كل أغراضك ويعيدها لحسابك وسنذهب |
| Bu gördüğün, meslektaşımın hesabından, senin hesabına yapılacak 10.000 dolarlık banka havalesi. | Open Subtitles | والآن، هذه عملية تحويل لـ 10 آلاف دولار من حساب مساعدي لحسابك .. |
| Sırf sizin için çalışacağım ve iyi bir iş yapacağımı biliyorsunuz. | Open Subtitles | فأنا سأعمل لحسابك فقط وأنت تعمل أننى أُحسن عملى |
| Bu yüzden terfii tınlalamdı. sizin için yıllarca çalıştıktan sonra. | Open Subtitles | إذاً فهي لم تحصل على الترقية بعد أن عملت لحسابك لسنوات. |
| sizin için çalışmayı bıraktım utandığım şeyleri yapmak... | Open Subtitles | انتهيت من العمل لحسابك ، أنتهيت من فعل الأشياء اللتى أخجل من... |
| Ve bu da aynı yıl 23 Ocak'ta sizin kişisel hesabınıza 11 bin dolar yatırıldığının belgesi. | Open Subtitles | و عمليّة إيداع بتاريخ 23 يناير في نفس السنة لحسابك الشخصي بقيمة 11 ألف دولار |
| Senin üzgün kıçın için çalışmak amaçlı işe girdim, çünkü benim bir parçasını istediğim pastaya sahip olmak üzeresin. | Open Subtitles | والآن، وافقت على العمل لحسابك لأنّه يصادف أنّك تملك فطيرة أرغب بجزء منها. |
| Kendin için mi bu işe girdin? | Open Subtitles | انخرطتى فى العمل لحسابك ؟ |