| Bir insanın bu dünyada isteyebileceği her şeye sahipsin. | Open Subtitles | لديك كل شيء يمكن أن يشتهيه أي إنسان في هذا العالم: |
| İstediğin her şeye sahipsin, ama sen hâlâ tıpkı bir hırsız gibi çalmaya devam mı ediyorsun? | Open Subtitles | لديك كل شيء يتمناه أحدهم ، وأنت تقومين بالسرقة ؟ |
| Graham, daha ne kaldı ki? Zaten her şeye sahipsin. | Open Subtitles | غراهام، ماذا هناك غير هذا لديك كل شيء |
| Sen mutlu bir adam olmalısın. Her şeyin var. | Open Subtitles | انت يجب ان تكون سعيد بهذا انت لديك كل شيء |
| Sikeyim seni! Her şeyin var, değil mi? | Open Subtitles | اللعنة لديك كل شيء , اليس كذلك ؟ |
| Her şeyini aldın. Yatağın altına baktım, her çekmeceyi kontrol ettim. | Open Subtitles | لديك كل شيء تفقدت أسفل السرير، الأدراج... |
| Don'un kaybedecek bir şeyi yok, ...sense her şeye sahipsin. | Open Subtitles | ليس لدون شيء يخسره وأنتِ لديك كل شيء |
| - Evet bekliyor. Fiziksel evrende yaşamak için her şeye sahipsin demek. | Open Subtitles | إذن لديك كل شيء تحتاجه في العالم المادي |
| İstediğin her şeye sahipsin. | Open Subtitles | لديك كل شيء أردته ، أليس كذلك ؟ |
| Bunu söylemek senin için kolay. her şeye sahipsin kaltak. | Open Subtitles | يسهل عليك قول ذلك لديك كل شيء يا سافلة |
| her şeye sahipsin. Ancak hiçbirini hak etmiyorsun. | Open Subtitles | لديك كل شيء ولا تستحق أيًا منه |
| Şu an her şeye sahipsin. | Open Subtitles | الآن لديك كل شيء |
| Şu anda her şeye sahipsin. | Open Subtitles | والآن لديك كل شيء |
| Elbette ki her şeye sahipsin. | Open Subtitles | بالتأكيد لديك كل شيء |
| Senin ise Her şeyin var ve kendine bile yardım etmiyorsun. | Open Subtitles | وأنت لديك كل شيء وتأبى مساعدة نفسك |
| Benim istediğim Her şeyin var ama umurunda değil. | Open Subtitles | لديك كل شيء أريده، ولا تبدو أنك مهتم. |
| Her şeyin var, değil mi? | Open Subtitles | لديك كل شيء , اليس كذلك ؟ |
| Her şeyin var. | Open Subtitles | إنظر إليك لديك كل شيء |
| Her şeyin var. Bir kariyerin var. | Open Subtitles | لديك كل شيء لديك مهنة |