| Onlara yalan söylemiş olabilirim..., ...ama taşları kaldırma gibi bir niyetim yok. | Open Subtitles | حسناً ، انا ربما كذبت عليهم لكن ليس لدي نية ان اتركهم |
| Bay Talbot'un odasına gitmek gibi bir niyetim yok. | Open Subtitles | ليس لدي نية للذهاب الي غرفة السيد تالبوت |
| Kilisemde savaşmayı salık vermek gibi bir niyetim yok bay Inman. | Open Subtitles | ليس لدي نية للحديث عن الحرب في كنيستي، سّيد انمان |
| Açıklamam gerekirse, onunla evlenmek gibi bir niyetim yoktu. | Open Subtitles | في دفاعي ، انا لم تكن لدي نية في الزواج منها |
| Linus, Elizabeth Tyson ile evlenmeye hiç niyetim yok. | Open Subtitles | لاينس، ليست لدي نية للزواج باليزابيث تايسون |
| Kilisemde savaşmayı salık vermek gibi bir niyetim yok bay Inman. | Open Subtitles | ليس لدي نية للحديث عن الحرب في كنيستي، سّيد انمان |
| Atılmak gibi bir niyetim yok asla. Notlarımı düzelteceğim. | Open Subtitles | ليست لدي نية أن أطرد أنا أريد تحسين مستواي |
| Aslında, siz Derinlerin Sakini tarafından yok edildikten sonra cesetlerinizi aramak gibi bir niyetim yok. | Open Subtitles | و أساسا، ليس لدي نية للبحث عن الأجسام التي تم تحطيمها من قبل ساكني الأعماق |
| Üzgünüm, ama adlarını size söylemek gibi bir niyetim yok. | Open Subtitles | انا آسفه , ولكني اخشى بانه ليس لدي نية بأن أقول لكم أسمائهم |
| Benim tekrar evlenmek gibi bir niyetim yok. | Open Subtitles | تكما ترين ليست لدي نية في الزواج من جديد |
| Aslında, oyunculuğu bırakmak gibi bir niyetim yok. | Open Subtitles | وان كان قد حدث هذا، فليس لدي نية للتخلي عن التمثيل |
| Bana inanın doktor, ölmek gibi bir niyetim yok. | Open Subtitles | صدِّقني أيها الطبيب ليست لدي نية للموت |
| Şu an için örgüte geri dönmek gibi bir niyetim yok. | Open Subtitles | ليس لدي نية لأرجع للمنظمة في هذا الوقت |
| Buna devam ederek maneviyatıma karşı gelmek gibi bir niyetim yok. | Open Subtitles | ليس لدي نية لأن أقف ضد سياساتي بإطالتها |
| Sana zarar vermek ya da küçük düşürmek gibi bir niyetim yok. | Open Subtitles | . ليس لدي نية في أهانتك ومضايقتك |
| Seyirci kalmak gibi bir niyetim yok. | Open Subtitles | ليس لدي نية بأن أجلس مكتوفة اليدين |
| - Sana zarar verme niyetim yoktu. Tam tersini yapacaktım. | Open Subtitles | ليس لدي نية على إيذائك ، العكس تماماً |
| En başından beri ödemeye niyetim yoktu. | Open Subtitles | لم يكن لدي نية للسداد من البداية |
| Kendimi maskaraya çevirmeye hiç niyetim yok, sağ olun. | Open Subtitles | ليس لدي نية ان افعل شيء بنفسي الان شكرا لكم |
| Nam salmış bir insafsızla buluşmak için yabani topraklara gitmeye hiç niyetim yok. | Open Subtitles | ليس لدي نية للسفر إلى البرية لمقابلة ناحر رقاب سيء السمعة |