Bir arabayı ezmek için 40 bin kilo basınç gerekir. | Open Subtitles | إنه يأخذ 80,000 باوند من الضغط لسحق السيارة |
İnsan kafatasını ezmek için 1400 psi güç gerekir. | Open Subtitles | و يستغرق لدغه مقدار قوتها 1400 لسحق جمجمة بشرية. |
Güzel bir iş, hafta sonları kafaları çekme, üzerine çullanıyor, seni ezmek için geliyor. | Open Subtitles | ألف وظيفة هادئة، نصف لتر في عطلة نهاية الأسبوع، أنها الاندفاع نحو لكم، القادمة لسحق لك. |
30.000 Avustralyalının isyanı bastırmak için gizlice Burun'a gönderilmesini emretti. | Open Subtitles | أمر 30 ألف جندي استرالي سراً بالانتقال لمنطقة القرن الأفريقي لسحق التمرد |
SS bir darbe peşinde, ayaklanmayı bastırmak için ve Hitler'in Almanya'sını kurtarmak için Valkür'ü başlattık. | Open Subtitles | البوليس النازي يخطط لإنقلاب لقد بدأنا عملية فالكري لسحق التمرد , و حِفْظ المانيا الهتلرية |
Büyük veriyi ezecek malzemelerle. Çözülmez olanı çözmekle. | Open Subtitles | وأدوات لسحق بيانات كبيرة وإيجاد حل لكل ما لا حل له |
Sadece 160 km derine indikten sonra, basınç sondayı ezecek kadar arttı. | Open Subtitles | بعد الغوص فقط 100 ميل, ارتفع الضغط كفاية لسحق المسبار |
"yegane Oğlunu o kükreyen aslanı ezmek için dünyaya yollayan yüce Tanrım... | Open Subtitles | الذيأرسلإبنكالمنجبالوحيد... إلى العالم لسحق ذلك الأسد الصاخب |
Sonra da Şerif Andy'yi ezmek için kullandın. | Open Subtitles | التي إستعملتها لسحق الشريف أندي |
İkisi de Polonya'yı ceviz gibi ezmek için bekliyor. | Open Subtitles | كلا الانتظار لسحق بولندا مثل الجوز. |
Almanlar, onlari ezmek için, Krupps'un kizinin ismini tasiyan kocaman ve agir, Büyük Bersas'i getirmislerdi. | Open Subtitles | لكن الألمان كانوا قد احضروا معهم مدافع الحصار الضخمة المسماة (بيرثا الكبرى).. لسحق تلك الحصون. |
Teşekkürler, onları kemirgenleri ezmek için kullanıyorum. | Open Subtitles | شكرا ، أستعمله لسحق القوارض |
Kraliçeyi ezmek için. | Open Subtitles | لسحق الزعيم |
Sayın Başbakanım, bu ayaklanmayı bastırmak için herhangi bir şey yapılmayacak mı? | Open Subtitles | سيّد رئيس الوزراء, شيء يمكن القيام به لسحق هذا التمرد؟ |
Bu sözde isyanı bastırmak için istekliler. | Open Subtitles | إنهم متلهفون لسحق هذه الانتفاضة المزعومة. |
Bu küstahlığı bastırmak için emrinizi bekliyorlar. | Open Subtitles | ينتظرون أوامرك لسحق هذه الوقاحة |
Bayan Hudson'un aracını sadece yumruğuyla ezecek kadar güçlü. | Open Subtitles | يملك القوة الكافية لسحق سيارة الآنسة (هادسون)... مستخدماً قبضتيه فحسب. |