Şu an içimde dolanan gücü bir hissedebilseydin... Bir oktan korkmadığımı bilirdin. | Open Subtitles | لو كنت تشعر بالقوّة التي تجيش داخلي، لعلمت أنّي لا أخشى سهمًا. |
Olan bitenleri anlayabildiysen, kötü adam olmadığımızı da bilirdin. | Open Subtitles | لو أنّك فهمت حقّاً ما كان يجري لعلمت بأنّنا لسنا الأشرار |
Doktoru ne kadar tanırdın bilmem ama Heller'ı tanısaydın kaçıp bunları bırakmayacağını bilirdin. | Open Subtitles | لا أعرف لأي مدى تعرف الدكتور لكن لو عرفته لعلمت أنه لن يغادر و يترك كل شيئ هكذا |
Şu anda nerede olduğunu da bilirdim. Herkesin nerede olduğunu bilmem gerekiyor. | Open Subtitles | لعلمت مكانه الآن، أودّ أن أعرف مكان الجميع |
Bebek değil de boa yılanı olsaydı ne yapacağımı tam olarak bilirdim. | Open Subtitles | كما تعلم .. لو كان تصليح قارب.. لعلمت ماذا سأفعل به |
Ne yaptığınızı biliyor olsaydınız onun bir lenf nodu olduğunu anlardınız. | Open Subtitles | إذا كنت تعرف ماذا كنت تفعل, لعلمت أنها كانت غدتها الليمفاوية |
Diziyi gerçekten izlemiş olsan, Hawkeye'nin sadece hemşirelerle yatıp martini içmediğini bilirdin. | Open Subtitles | لعلمت أن هاوكاي لم يكن فقط يضاجع الممرضات ويشرب المارتيني لقد كان لديه أيضاً دم منتشر على وجهه |
Olsaydı onların seni değiştireceğini bilirdin. | Open Subtitles | حسنا , لو كان لديك اطفال لعلمت أنهم يغيرونك |
Tadına baktıysan, biramı tanıdığımı bilirdin. | Open Subtitles | لو أنك جربتها، لعلمت تماما أنني أعرف البيرة جيدأ، يا رجل |
Eğer bir amacın olsaydı bunun doğru olduğunu bilirdin, Tom. | Open Subtitles | ولو كانت لديك ادنى موضوعيه لعلمت صحة ذلك توم |
Güçlerin olsaydı doğruyu söylediğimi bilirdin. | Open Subtitles | لو كنت تملك قواك، لعلمت بأني أقول الحقيقة |
Araştırdıysan, onun belalı olduğunu bilirdin. | Open Subtitles | اذا كنت قد فعلت لعلمت ان هناك اخبارا سيئة |
Zamanında gelsen bilirdin. | Open Subtitles | ،إذا كنا قد ألقينا عليه القبض، لماذا استدعيت الخيالة لو لم تكن متأخرا لعلمت بالأمر |
Bir sevgilisi olsaydı, bilirdim inan. | Open Subtitles | لو كان لديها صديق لعلمت بهذا صدقينى |
Evet, önce onunla tanışsaydım değerini bilirdim. Şimdi de Cos Cob'a gideceğiz. | Open Subtitles | صحيح، ولو قابلتها أولًا لعلمت بأن لا أفسد علاقتي معها. الآن أريدك أن تقلّني لـ"كوز كاب". |
Ama öldürseydim, bilirdim ki, zamanımı harcayıp.. | Open Subtitles | لكن اذ فعلت، لعلمت أنه بدل تضييع وقتي |
Eğer deniyor olsalardı bilirdim. | Open Subtitles | لو كانو يتدربون لعلمت بذلك |
Mektuplara baksaydınız teftiş edildiğinizi anlardınız. | Open Subtitles | حسناً لو أنك فتحت الرسائل لعلمت أنه يتم تدقيق الحسابات عليك |
Albay, düşünceye minnettar olmadığımızdan değil ama buraya gelen donanma hakkındaki raporu okusaydınız yapacak pek bir şeyimiz olmadığını bilirdiniz. | Open Subtitles | نحن نقدر جهدكم لكن لو قرأت تقريرى لعلمت أنه ليس هناك ما يمكننا فعله |
Eğer devamını da okusaydın, düşündüğüm şeyin bu olmadığını görürdün. | Open Subtitles | لو قرأت كل الملف لعلمت أن هذا ليس صحيحاً |
Ve Belediye'de onun arkasından iş çeviren biri olsaydı bundan haberim olurdu. | Open Subtitles | لو كان هناك شخص يطعنه في الظهر لدى المحافظ... لعلمت بشأنه |