| Takas edebiliriz diye yanımda çok yıllık bitkilerden bir seçki getirdim. | Open Subtitles | لقد أحضرتُ معي مجموعة مختارة من النباتات المعمرة ظننتُ ربما نتبادلها |
| Bulabildiğimi getirdim. Aceleye geldi ama hepsi işinde iyidir. | Open Subtitles | لقد أحضرتُ لك من استطعت احضارهم لم نخبرهم بالتفاصيل ، ولكنهم ذو كفاءة عالية |
| Seni uyandıracak bir şey getirdim. | Open Subtitles | مرحباً، لقد أحضرتُ لكَ شيئاً هذا سيعمل على جعلك تصحّو |
| Çok güzel, uyanmışsın. Röntgenleri getirdim... | Open Subtitles | أوه ، حسناً ، هذا عظيم ، لقد استيقظتَ لقد أحضرتُ الأشعة السينية الخاصة بك |
| Boşanma belgelerini getirmiştim, böylece belgeleri imzalayıp yeni hayatına başlayabilecekti. | Open Subtitles | لقد أحضرتُ له ورق الإنفصال ليتمكن من توقيعها ويبني حياته الجديدة |
| Bende sana haplarını getirdim, endişelenmeden istediğini yiyebilirsin. | Open Subtitles | لقد أحضرتُ دواءاً يفيدك يمكنك الآن الأكل دون القلق من أيّ شيء |
| Beni dinle, hala uğruna yaşayabilecek bir şeylerin olduğunu bilmen için oğlunu buraya getirdim. | Open Subtitles | أصغِ إليّ، لقد أحضرتُ ابنك كي تعرف بأنّه لا يزال لديك ما تحيا لأجله |
| Hey, it herif sana bir kaç t-shirt getirdim. | Open Subtitles | أنت، أيها الأحمق. لقد أحضرتُ عدداً من، القمصان. |
| Kendi adamlarımı getirdim. Bana sadece nerde olduklarını söyle. | Open Subtitles | لقد أحضرتُ رجالى الخاصة ، فقط أخبرينى أين هم |
| Profesör iptal etti. Fayans örneklerini getirdim. | Open Subtitles | البروفيسور ألغاها لقد أحضرتُ عينات البلاط |
| Hey. Paranın üzeriyle temiz havlu getirdim. | Open Subtitles | مرحباً، لقد أحضرتُ لكَ بقيّة ما دفعت، ومنشفة نظيفة. |
| Avukatlarının bir göz atmasını istersen diye, evrakları getirdim. | Open Subtitles | لقد أحضرتُ الأوراق إذا مارغبتِ من محاميكِ بإلقاء نظرة عليهم |
| Hey. Paranın üzeriyle temiz havlu getirdim. | Open Subtitles | مرحباً، لقد أحضرتُ لكَ بقيّة ما دفعت، ومنشفة نظيفة. |
| - Dinle, dinle. - İstediğin tırnak cilasını getirdim tatlım. | Open Subtitles | ـ أنصتِ، أنصتِ ـ لقد أحضرتُ طلاء ظافر لكِ، يا عزيزتي |
| Geciktiğim için özür dilerim. Sakıncası yoksa köpeğimi de getirdim. | Open Subtitles | آسف لتأخري، لقد أحضرتُ كلبي إن كنت لا تمانع. |
| - Tahlil sonuçlarını getirdim. - Her yerden çıkıyorsun. | Open Subtitles | ــ لقد أحضرتُ نتائج الفحوصات للتو ــ أنتِ تلاحقيني في كل مكان |
| Seni uyandıracak bir şey getirdim. | Open Subtitles | مرحباً، لقد أحضرتُ لكَ شيئاً هذا سيعمل على جعلك تصحّو |
| - Tahlil sonuçlarını getirdim. - Her yerden çıkıyorsun. | Open Subtitles | ــ لقد أحضرتُ نتائج الفحوصات للتو ــ أنتِ تلاحقيني في كل مكان |
| Sana sevdiğin keklerden getirdim. | Open Subtitles | لقد أحضرتُ لك بعض وجبة الكعك الذي تحبه |
| Size hediyelerin en güzelini getirdim. | Open Subtitles | لقد أحضرتُ لكم اعظم هدية على الإطلاق |
| Evet, gelirken yiyecek birkaç bir şey getirmiştim. | Open Subtitles | لقد أحضرتُ معي بعض البقالة اليوم |