| Dinle. Biraz önce başka bir firmadaki broker arkadaşımı aradım. | Open Subtitles | إستمع إلى لقد إتصلت للتو بسمسار صديق من شركة آخرى |
| Dün çok güzel bir gece geçirdiğimi söylemek için aradım. | Open Subtitles | أنظري لقد إتصلت فقط لأقول أنني قضيت وقت ممتعا بالأمس |
| Sabaha karşı kaldığınız oteli aradım ve yine dışarıda olduğunuzu söylediler. | Open Subtitles | لقد إتصلت بالفندق الذى تقيمين به هذا الصباح و كالعاده أخبرونى أنك غير موجوده |
| Hayır, ajans aradı Long Island'lı bir çift kafayı sıyırıp vazgeçmiş. | Open Subtitles | كلا , لقد إتصلت الوكالة بي , لقد فر والداها مذعورين |
| Merhaba, Dunder Mifflin'e ulaştınız. Nasıl yardımcı olabilirim? | Open Subtitles | مرحباً لقد إتصلت بـ"دندرن مفلين" كيف لي أن أقوم بخدمتك؟ |
| 272-7638'i aradınız. Lütfen mesajınızı bırakınız. | Open Subtitles | لقد إتصلت بالرقم 2727638 رجاء إترك رسالة |
| Annemi aradım. Öğleden sonra gelip yemeğini hazırlayacak. | Open Subtitles | لقد إتصلت بأمى , ستأتى هنا لتعد لكِ العشاء |
| Hemen bay Preston'ı aradım, sonra da buraya koşup ne yapabileceğime baktım. | Open Subtitles | لقد إتصلت بالسيد بريستون فى الحال . ثم أسرعت إلى هُنا لأرى ما الذى يمكننى فعله |
| Size bir canavar olduğunuzu söylemek için aradım Bay Pratt. | Open Subtitles | لقد إتصلت فقط لأخبرك ...كم أنت وحش يا مستر برات |
| Eastern Havayollarından bir dostumu aradım. Durum iyi değil. | Open Subtitles | بالمناسبة, لقد إتصلت بصديق في الخطوط الجوية الشرقية, الأمر لا يبدو جيدا |
| Ben onu aradım bile, efendim. Her şeyi biliyor. | Open Subtitles | لقد إتصلت به بالفعل يا سيدى إنه يعرف كل شئ |
| Bunu anlatmak için seni aradım. Ama 10 dakikadan fazla bekleyemedim. | Open Subtitles | لقد إتصلت لأخبرك, و لكن تم و ضعى على الانتظار لعشرة دقائق |
| Yarın geceyi onaylatmak için aradım. Çıkacak mıyız? | Open Subtitles | لقد إتصلت فقط لأؤكد موعد غداً أمازلت ستأتين؟ |
| Büronu aradım. Nerede olduğunu onlar söyledi. Umarım sorun değildir. | Open Subtitles | لقد إتصلت بمكتبك ، لقد أخبروني أين أنت ، آمل أنك لا تمانعين |
| - aradım. - Beş ayda üç defa aradın. | Open Subtitles | ــ لقد إتصلت ــ ثلاث مرات ، في ظرف خمسة أشهر |
| Eğer bu mesaj yazma işinde ciddiysek Anna adlı bir Amerikan kızı aradı, birkaç gün önce. | Open Subtitles | الأمر لا يقتصر على الرسائل لقد إتصلت من تدعى آنا قبل أيام |
| Kansas'taki bir yerden ödemeli aradı. | Open Subtitles | لقد إتصلت بمكالمة مدفوعة من مكان ما في كنساس |
| Aklıma gelmişken. Arkadaşın bu sabah tekrar aradı. | Open Subtitles | لقد ذكّرتني ، لقد إتصلت صديقتك مجددا هذ الصباح |
| Memur Jason Stackhouse'a ulaştınız. Eğer acil bir durum söz konusu ise 911'i tuşlayın ve beni isteyin. | Open Subtitles | لقد إتصلت بالضابط (جيسيون ستاكهاوس) إن كانت هذه حالة مستعجلة |
| Aslında başka bir konu için aramıştım ama... ..söylediğiniz şey beni çok etkiledi Doktor Crane. | Open Subtitles | في الحقيقه لقد إتصلت لسبب اخر دكتور كرين و لكن ما قلته الان حقا أثر في.. |
| Daha yeni Odessa'da bir otelden annesini aramış ama onlar... | Open Subtitles | لقد إتصلت بأمها من فندق في أوديسا لكنهم لم يكونوا |
| Hastaneyi arayıp yemeğe çıktığımı söyledim. | Open Subtitles | لقد إتصلت بالمستشفى وأخبرتهم بأننى سأكون هناك بعد الغذاء |
| Oxford' daki sponsorlarınızla görüştüm. İtirazları yok. | Open Subtitles | ،"لقد إتصلت بكفيلك فى "أوكسفورد ليس لديهم أى مانع |
| Durağı aradım, taksiciyle konuştum, taksiyi getiriyorlar. | Open Subtitles | لقد إتصلت بالمرسل، و تحدث من السائق، و سيحضر السيارة إلى هنا. |
| Odanızdaki sesli iletişime bağlandım, efendim. | Open Subtitles | لقد إتصلت بجهاز الإتصال الداخلى لغرفتك يا سيدي |
| Sevk memuruyla zaten iletişime geçtim. | Open Subtitles | لقد إتصلت بالضباط بالفعل |