| - O'na sadece kitap sattım, hepsi bu. - Ne tür kitaplar? | Open Subtitles | ـ لقد بعت لها بعض الكتب فقط ـ أي نوع من الكتب؟ |
| Kulüp sahibine gümrük vergisiz 100 tane Dom Perignon sattım. | Open Subtitles | لقد بعت 100 حقيبة من خالية من الظرائب لمالك النادي |
| Son aylarda yalnızca bir kişiye, tanımadığım bir hizmetçiye barut ağacı sattım. | Open Subtitles | لقد بعت مسهل لشخص واحد فقط في الأشهر الأخيرة خادم لم أعرفه |
| Bütün biletleri sattın diyelim ve 20.000 çılgın seyirci karşında. | Open Subtitles | حسنا , لقد بعت شريطك وتقف الأن اما 20.000 من معجبينك |
| Dün dükkandaki herkes kadar mal sattım. | Open Subtitles | لقد بعت بالأمس ذات الكمية التى باعها الآخرون |
| Meg, "The Lost Duke of Gloucester"'i sattım. 5 dolar! | Open Subtitles | ميغ ميغ لن تصدقي ذلك لقد بعت قصه الدوق بخمسة دولارات انا كاتبه |
| Haberlerim var. Kadınlarından birini sattım. | Open Subtitles | عندى أخبار سارة ، لقد بعت إحدى لوحات امرأتك |
| Crassus'a bir kadın sattım, adı Varinia. | Open Subtitles | لقد بعت لكراسوس هذه المرأة التي تدعى فارينيا من؟ |
| İtiraf edeyim, eti sattım, ama senin için sattım, yemin ederim. | Open Subtitles | ابتسم لدي اعتراف , لقد بعت ما تبقى من اللحم لكني قمت بذلك من أجلك , أقسم بذلك |
| 5000 tane el bombası, 900 tane tüfek ve yüklü miktarda cephaneyi dünyada belirsiz bir yerde gizli bir savaş sürdüren insanlara sattım. | Open Subtitles | لقد بعت لتوّى 5000 قنبلة بندقية 900 و كم هائل من الذخائر لقوم يخوضون حرباً سرية فى جزء منسى من العالم |
| Onun adına evini sattım. Ona para kazandırdım. | Open Subtitles | لقد بعت المنزل من أجلها وكونت لها ثروتها |
| Hemen her doktora araba sattım. | Open Subtitles | تتطوع هنا لقد بعت السيارات إلى الطبيب تقريبا بيك ما هو اسمه؟ |
| - Bir at alıp köprüyü yenilemek için 20 dönüm arazi sattım. | Open Subtitles | لقد بعت 5 فدان لكي أشتري حصان و أصلح الجسر |
| Üçünü yirmişer bin papele sattım bile. | Open Subtitles | لقد بعت ثلاثة قطع بالفعل بـ 20 ألف للقطعة |
| Sana rastladığımdan beri neredeyse 30 paket sattım. | Open Subtitles | لقد بعت تقريباً 30 حزمة, منذ أن ألتقيت بكِ. |
| Evlat, yeri geldi, dikenli tel sattım ve bunun için teşekkür aldım. | Open Subtitles | لقد بعت شحنات الأسلاك الشائكة وحصلت على الكثير من الأطراء |
| Mekânı sattım. Artık kasırgalar için başkaları endişe etsin. | Open Subtitles | لقد بعت المكان ،دع شخصا اخر يهتم بالعواصف |
| - Senin her zaman bir seçeneğin vardır. Güzel bir ofise ve bir şirket arabasına ruhunu sattın. | Open Subtitles | لقد بعت روحك لمكتب الشركة و لشركة السيارات |
| Gizli bilgileri sattın. Senin yüzünden insanlar öldü. | Open Subtitles | لقد بعت معلومات سريه لقد مات الناس بسببك |
| Bu pisliği birine sattın. | Open Subtitles | حسنا ,لقد بعت بعضا من هذا القذاره لرجل طويل القامه |
| onlardan 10,000 tane satmıştım geçen Halloween hatta kalıp olarak kendi elimi kullanmıştım. | Open Subtitles | لقد بعت منها 10.000 وحدة الهاللوين الماضى حتى إنّى أستخدمت يدى للقالب |
| Uyuşturucu almak için gitarımı satmıştın. | Open Subtitles | لقد بعت قيثاري لتشتري المخدرات |