| Beyaz Bizon'un halkιnι idare edecek kadar sιğιr getirdik. | Open Subtitles | لقد جلبنا مايكفي من لحوم الابقار لشعب الجاموس الابيض |
| Bu insanları buraya biz getirdik. Bize güvendiler. | Open Subtitles | لقد جلبنا هؤلاء الناس هنا أنهم يعتمدون علينا |
| - Aşı getirdik... - Bir de kolera var. | Open Subtitles | لقد جلبنا بعض اللقاحات الكوليرا أيضاً في كل مكان |
| O uykulu peruğunu falan aldık işte, her şey iyiydi başta. | Open Subtitles | أقصد, لقد جلبنا شعر الأستيقاظ و كل شيء كان بخير |
| Normal bir kondom getirmiştik. Büyük boya ihtiyacımız var. | Open Subtitles | لقد جلبنا عازل مطاطي منظم نحتاج أكبر بكثير |
| Fazlaca getirdik. Bu yüzden arkadaşlarınla paylaşabilirsin. | Open Subtitles | لقد جلبنا الكثير ليمكنك أن تتشارك مع أصدقاءك |
| Buraya, cehennemi bile fethetmeye yetecek kadar top getirdik. İleri! Gözlerime inanamıyorum! | Open Subtitles | لقد جلبنا ما يكفي من مدافع الى هنا لقهر الجحيم لا استطيع تصديق عيني انظر يا ريتشارد, انه ملك إنجلترا بنفسه |
| Buraya, cehennemi bile fethetmeye yetecek kadar top getirdik. | Open Subtitles | لقد جلبنا ما يكفي من مدافع الى هنا لقهر الجحيم |
| Dutch'a sürüp onu buradan çıkartabilmek için motor yağı getirdik. | Open Subtitles | لقد جلبنا زيت السيارات حتى يمكننا أن ندهن دتش و نخرجه من هنا |
| Kapıyı açın! Erzak getirdik. | Open Subtitles | أفتح الباب, لقد جلبنا ما يلزمكم من حاجات |
| - Onlara harika bir istihbarat getirdik bayağı da sevindiler. | Open Subtitles | لقد جلبنا لهم قطعة مذهلة من الذكاء الإصطناعى |
| Daha çok memur getirdik. | Open Subtitles | لقد جلبنا مزيدًا من أمناء الشرطة، وإنيأعملمع مزوّدكبالشبكةالهاتفيّة.. |
| Albay Gilbert Grayson Shepard'ı Ay'dan geri getirdik. | Open Subtitles | لقد جلبنا العقيد جيلبرت غرايسون شيبرد العودة من القمر. |
| Üçünü de devirecek patlayıcı getirdik. | Open Subtitles | لقد جلبنا كمية كافية من المتفجرات كفيلة بإسقاط ثلاث منهم |
| Yeni bisiklet programımıza bu yeni yaklaşımı getirdik. Ve altı yıl içerisinde bisiklet New York'ta gerçek bir ulaşım opsiyonu olmuş. | TED | لقد جلبنا هذه الرؤية سريعة التنفيذ لبرنامج الدراجات الخاص بنا وخلال ستة سنوات تحوّلت قيادة الدراجات الى خيار حقيقي للتنقل في نيويورك |
| Ey Ni Şövalyeleri, "Bahçe Çiti"nizi getirdik, şimdi geçebilir miyiz? | Open Subtitles | يا فرسان "نى" لقد جلبنا لكم شربرى , هل من الممكن أن نعبر ؟ |
| Su getirdik, şimdi niçin yıkanmıyorsun? | Open Subtitles | لقد جلبنا ماءً، لماذا لا تغتسل الآن؟ |
| Küçük Bey, bacaklarınızı çalıştıracak aleti getirdik. | Open Subtitles | سيدي كولين لقد جلبنا آلة لسيقانك |
| Vickie ve ben bunu sana aldık. Seni arayacağız. | Open Subtitles | لقد جلبنا انا و فيكي هذا لك لقد وضعناك في مخططاتنا |
| Bilinen bütün böcek öldürücüleri aldık. | Open Subtitles | لقد جلبنا كل أداة قاتله للقمل معروفة للبشرية |
| Tahmin et. Bay Kamali'den balık aldık. Bize de üç tane ringa balığı verdi. | Open Subtitles | لقد جلبنا السمك من عند السيد "كمالي" لقد أعطانات ثلاث سمكات "رنجة" بالغة |
| Yiyecek bir şeyler getirmiştik; ama evde yoktun. | Open Subtitles | لقد جلبنا بعض الطعام,لكن انتي كنتي في الخارج |