| Bu para işinden bıktım. Sadece ne yapmam gerektiğini söyle bana. Pekala. | Open Subtitles | لقد سئمت من موضوع المال فقط أخبرني ما يجب علي أن أفعله |
| Mongi'den bıktım. Özellikle son olanlardan sonra kuzeye gitmek istiyorum. | Open Subtitles | لقد سئمت من مونجي خصوصاً الآن , بعد كل ماحدث |
| Mongi'den bıktım. Özellikle son olanlardan sonra kuzeye gitmek istiyorum. | Open Subtitles | لقد سئمت من مونجي خصوصاً الآن , بعد كل ماحدث |
| Hayır, bu adamın sürekli bağırıp bana ne yapmam gerektiğini söylemesinden bıktım artık. | Open Subtitles | لا, لقد سئمت من هذا الشخص دائماً يثرر و يخبرني ما عليّ فعله |
| Değilmişsin gibi davranmaktan bıktım bu yüzden direk söylüyorum, tamam mı? | Open Subtitles | لقد سئمت من إدعاء عكس ذلك لذا سأكون مباشراً وصريحاً معك |
| Bu ailenin bana küstah bir cadıymışım gibi davranmasından bıktım! | Open Subtitles | لقد سئمت من هذه العائلة وهم يعاملوني كساحرة لا تحتمل |
| Bütün paramızı alıp bu ülkenin içine eden şişko, açgözlü, şerefsizlerden bıktım. | Open Subtitles | لقد سئمت من أولئك أصحاب المليارات الجشعين والطامعين يأخذون أموالنا ويخربون البلاد |
| Ne zaman istersen! Erkek kardeşlerimden bıktım, bir rugby takımıyla yaşamak gibi. | Open Subtitles | متى ما تشائين لقد سئمت من اخوتي كأنني اعيش مع فريق الرغبي |
| Yani şu an şöyle düşünebilirsiniz "bıktım bu erkeksi dayatmalarından" | TED | فقد تبدؤون بالتفكير بأشياء مثل: "لقد سئمت من تَعَالُمه الذكوري!" |
| Olmaz. Bu cins balık maceralarından bıktım artık. | Open Subtitles | لا اعتقد اني سأذهب لقد سئمت من هذا النوع من الاصطياد |
| bıktım senin şu madalya muhabbetinden zaten. | Open Subtitles | على أيّ حـالّ، لقد سئمت من الحديث عن وسـامك |
| - Evet. Burada düğmelere basmaktan bıktım. | Open Subtitles | لقد سئمت من ضغط الازرار في هذا المكتب، انا سأهرب ياصابرينا |
| bıktım artık büyüklük taslamandan. Günün birinde bundan payını alacaksın. | Open Subtitles | لقد سئمت من معاملتك القاسية ستنال عقابك يوماً ما |
| Bez gibi olmaktan bıktım. | Open Subtitles | حقاً؟ لقد سئمت من كوني العلم أريد أن أصبح ثوراً ثانيةً |
| Neler çektiğimi bir ben bilirim, ihtiyar. bıktım artık. | Open Subtitles | لا تعرف ما الذي أعانيه أيها العجوز، لقد سئمت من ذلك |
| Tanrım. O salaklardan kaçmaktan bıktım. | Open Subtitles | جيد, لقد سئمت من الهرب من هؤلاء الجبناء. |
| Bu lanet bokluktan bıktım artık. Haydi, pislik. | Open Subtitles | لقد سئمت من هذا الهراء هيا أيها اللعين .. |
| Ama, dürüst olmak gerekirse çirkin yüzlerinizi görmekten çok sıkıldım. | Open Subtitles | لكن ، لقد سئمت من وجوهكم القبيحة و شخصياتكم الكئيبة |
| Seni suç mahallerinde bulmaktan yoruldum artık. | Open Subtitles | لقد سئمت من العثور عليك في مسرح الجريمة. |
| Senin anneme böyle davranmanı izlemekten artık gına geldi. | Open Subtitles | لقد سئمت من مشاهدتي لك وأنت تعامل أمي هكذا |
| Böcek yiyen, komik bir şekilde frengi geçiren adam olmaktan sıkıIdım! | Open Subtitles | لقد سئمت من كون الشاب الذي يأكل الحشرات وأحصل علي مرض الزهري |
| Sonunda tamam dedim, çünkü onu duymaktan bıkmıştım. | Open Subtitles | وأخيرا أجبتها ن حسنا لقد سئمت من سماع ذلك |
| Onunla işim bitti. Yüce divan söylentileri falan. | Open Subtitles | لقد سئمت من جلسات حدود الشك هنا |