| Hâlâ annesinin rahmindeki bir ceninin akciğerlerini düzeltmek için yardım ettim. | Open Subtitles | لقد ساعدتُ في إصلاح رئة جنين لا يزال في رحِم أمّه |
| Yüzlerce müşterimin ölüm korkusuyla yüzleşmelerine yardım ettim. | Open Subtitles | لقد ساعدتُ المئات من الزبائن المرضى لمواجهة خوفهم من الموت |
| Seninle aynı durumda olan bir sürü müşterime yardım ettim. | Open Subtitles | لقد ساعدتُ الكثير من العملاء في نفس حالتكَ التي أنتَ فيها بالضبط |
| Afrika'daki kolera salgınına yardım ettim. | Open Subtitles | لقد ساعدتُ في إنقاص وباء الكوليرا في أفريقيا. |
| Evet, yardımım dokundu. | Open Subtitles | أجل، لقد ساعدتُ في الأمر |
| - Ateş açığa çıkarmış olmalı. - Bakın, yardımım dokundu. | Open Subtitles | أرأيت، لقد ساعدتُ. |
| April'ın Bloomington Veterinerlik Okulu'na girmesine yardım ettim. | Open Subtitles | لقد ساعدتُ آبريل بأن تدخل في مدرسة الطب البيطيري |
| Önceki akşam birinin hayatını kurtarmaya yardım ettim. | Open Subtitles | في ليلةٍ ما لقد ساعدتُ بإنقاذِ حياةِ شخصٍ ما |
| Binlerce giden siyahın kaydolmasına yardım ettim. | Open Subtitles | لقد ساعدتُ في تسجيل الآلآف من السود المغادرين |
| Biliyor musun, ben bunun uzaydan geri getirilmesine yardım ettim. | Open Subtitles | تعرف، لقد ساعدتُ بجلب ذلك الشيء من الفضاء |
| Evet, sana ayakkabılarda ve saç olayında yardım ettim. | Open Subtitles | أجل , لقد ساعدتُ بأمر الحذاء و الشعر |
| Bu olayın çözülmesine yardım ettim. | Open Subtitles | لقد ساعدتُ في حل هذه القضايا |
| Diana'ya ve masraflara yardım ettim. Cuma günü galeriyi açtı. | Open Subtitles | صحيح ، لقد ساعدتُ ( ديانا ) بالمصاريف ستفتتِحُ المعرض يوم الجمعة |
| Kız arkadaşına teklif etmesi için Paul' e yardım ettim. Ve onlar nişanlandı. | Open Subtitles | لقد ساعدتُ (بول) للتقدم للزواج من صديقته أنهم مخطوبين الأن |
| Nathan'a bir kaç aile içi istismar davasında yardım ettim. | Open Subtitles | لقد ساعدتُ (ناثان) في بعض من قضاياه للإعتداء المنزلي. |
| Onu yapmalarına ben de yardım ettim. | Open Subtitles | لقد ساعدتُ في صنعِ الزيّ. |
| Ben Fred Bartley'nin babasına da dedesine de küçücük bir dükkandan bu şirketi doğurmalarında, bölgenin en iyi markası olmalarında yardım ettim. | Open Subtitles | لقد ساعدتُ والد (فريد بارتلي) وجدّه ببناء بطاقات جيّدة من واجهة متجر في جادّة (غراند) بـ(مونتفال)، (ماساشوستس)، ليكون أفضل علامة تجارية مستقلة في المنطقة. |
| Liz, gebelikle mücadele eden bir çok kadına yardım ettim süreç nasıl işliyor biliyorum çünkü bende bu yoldan geçtim | Open Subtitles | ({\pos(190,210)}ليز)، لقد ساعدتُ الكثير من النساء الّذين يكافحون من أجل الحمل أعرفُ ما تمرّين بهِ، لأنّي مررتُ بهِ بنفسي |
| Ethan'a çok yardımım dokundu. | Open Subtitles | لقد ساعدتُ (إيثان) كثيراُ. |