| bende bir odun fırınından bahsedildiğini duydum... ama fırında bi insan hiç görmedim. | Open Subtitles | لقد سمعت عن فرن الخشب لكني أبدا لم أرى فرنا للرجل قبل ذلك |
| Deponun Five For Fighting konseri varmış gibi dolduğunu duydum. | Open Subtitles | لقد سمعت عن حفلتكم ؟ انها تشبة قتال الخمس زجاجات |
| Bebek olayını duydum da çok üzgün olduğumu söylemek istemiştim. | Open Subtitles | لقد سمعت عن موضوع الطفل بأكمله وأردت إخبارك بمدى أسفي |
| Geceyi geçirmek için bile bile ucuz otellere gelen elvi çiftler olduğunu duymuştum. | Open Subtitles | لقد سمعت عن الكثير من الازواج الذين امضوا ليله هناك فى فندق رخيص |
| Daha önce Ölüm Defterlerinin İnsan Dünyasına birkaç kere düştüğünü duymuştum... | Open Subtitles | لقد سمعت عن مذكرات وصلت عالم البشر مرات عديدة من قبل |
| Bunun gibi şehirler hakkında hikâyeler duymuştum ama hiç bir tanesini görmemiştim. | Open Subtitles | ,لقد سمعت عن مدن كهذه من قبل لكنني لن أرى واحدة أبداً |
| Bacak yakmayı duydun ha? | Open Subtitles | لقد سمعت عن الأرجل المحترقه , أليس كذلك؟ |
| Yaşlı-Genç aşk hikayelerini duydum da, sen kaç yaşındasın, 20 falan mı? | TED | لقد سمعت عن قصص الحب برغم فارق السن، ولكن كم عمرك، عشرون عامًا؟ |
| Dün seni bunun için aradım. Bunlar olurken bir arkadaştan duydum... | Open Subtitles | لهذا اتصلت بك اليوم الماضي لقد سمعت عن الأمر من صديق وكل هذا كان يحدث |
| Evet, olayı duydum. Bu baca çekmeyecek. | Open Subtitles | نعم, لقد سمعت عن هذا هذه المدخنة لن ينصلح حالها |
| Bazı pislikleri vurmakla ilgili bir iş duydum, ama parasını bilmiyorum. | Open Subtitles | لقد سمعت عن عمل بعيدا عن هنا و لكنى لا أعرف الأجر عشرون دولار |
| Bu Almanların yaptıklarını ben de duydum efendim. | Open Subtitles | ومدخناً سجائره ونائماً مع زوجته. لقد سمعت عن أفعال هؤلاء الألمان, سيدي. |
| Geçen hafta Amerikalı şampiyonu duydum. Şişik kafalı, | Open Subtitles | لقد سمعت عن بطل أمريكي بالاسبوع الماضي رأسه ممتلئ للغاية |
| Bazı insanların son 20 yıldır kili unuttuğunu duydum. | Open Subtitles | لقد سمعت عن إناس خَزَّنوا الطين لأكثر من 20 عاماً |
| Bir kadının kocasını öldürdüğünü, o sırada çıldırdığını ileri sürdüğünü duymuştum. | Open Subtitles | لقد سمعت عن امرأة قتلت زوجها, وأدّعت انها مجنونة فى وقتها |
| Biliyor musun, gerçekten de çok acılı kanat yediği için ölen birini duymuştum. | Open Subtitles | اتعلمين حقا لقد سمعت عن شخص مات بينما كان يأكل اجنحه حاره حقا؟ |
| Diyorsunuz ki; "Ooo!" 75'te Harvard Eğitim Fakültesinde iken duymuştum bunu. | TED | تقول: تمهل، لقد سمعت عن هذه الظاهرة سنة 75 عندما كنت أدرس في كلية التعليم بجامعة هارفرد، |
| Polisin birini suçlamak için deliller yerleştirdiğini duymuştum. | Open Subtitles | لقد سمعت عن قيام الشرطة بزراعة الأدلة عن عمد للتأكد من الأدانة |
| Evet... Böyle bir adamın adını duymuştum, tabii hala hayattaysa. | Open Subtitles | إنتظر , نعم, لقد سمعت عن رجل كذلك لو مازال على قيد الحياة |
| Sanırım bunu duymuştum. Giden gelir. | Open Subtitles | نعم لقد سمعت عن ذلك، ما ياتي دوراناً يذهب دوراناً |