| Herkes ikimizin deli olduğunu düşündü fakat biz gerçeği görüyorduk. | Open Subtitles | لقد ظن الجميع أنه أنا و أنت من المجانين لكننا كنا نرى الحقيقة. |
| Bulamayacağımı düşündü. Yenilgiyi kabul edeceğimi sandı. | Open Subtitles | لقد ظن بأني لن أحصل عليها لقد ظن أني سوف ألتوي |
| Onu sevdiğimi sanıyordu ama sevmiyordum, onun sevdiği gibi değil. | Open Subtitles | لقد ظن بأنني أحبه لكنني لم أفعل ليس كما أحبني |
| Omurgaya ilişkin ağır bir darbe olacağını düşünmüştü. | Open Subtitles | لقد ظن من أنه يمكن أن تكون حالة من الصدمة للعمود الفقري |
| Evet, ondan bahsetti... O da senin ağladığını sanmış. | Open Subtitles | نعم، لقد قام بذكر ذلك لقد ظن بأنك كنتَ تبكي كذلك |
| Emri uygulamak için en iyi zamanın çocuklar... okulda güven içinde sorgulanırken olduğunu düşünmüştür. | Open Subtitles | لقد ظن انه افضل وقت ليقدم فيه مذكرة بإسم الولاية هو عندما كان الاطفال داخل المدرسة يتم استجوابهم |
| İşe yatkın olduğumu düşündü. | Open Subtitles | لقد وثق بي. لقد ظن بأن لدي أفكار جيدة للأعمال. |
| İlk önce herkes babamın bizim büyükbabamız olduğunu düşündü. | Open Subtitles | حسنا,لقد ظن الجميع فى البداية أنا أبانا هو جدنا |
| Evdeki güzel kızı görünce onun gökten inmiş bir melek olduğunu düşündü. | Open Subtitles | لقد ظن بأن فتاة جمية كأنها ملاك قد نزلت إلى الأرض. |
| Anlamıyor musunuz, Bert küçük bir çocuğun cennete gidememesinin adil olmadığını düşündü. | Open Subtitles | "الآن ، اجلس يا " بيرت ألا ترى ؟ لقد ظن " بيرت " أن هذا لم يكن عدلاً |
| Şu İsveçli sarışınlardan biri olduğumu sanıyordu. | Open Subtitles | لقد ظن أنني واحدة من السويديات الطويلات الشقراوات |
| Hepsi gelir sanıyordu ama kimse gelmedi. | Open Subtitles | لقد ظن أنهم جميعاً سيأتون لزيارته ولكن لم يفعل أحد |
| Bugün evde yalnız olduğunu sanıyordu, böylece mağaraya, onun yanına gitti. | Open Subtitles | لقد ظن أن المنزل خالي لذا نزل إليها هناك |
| O paslı kamyonun satış noktası olduğunu düşünmüştü. | Open Subtitles | لقد ظن أن تلك الشاحنة الصغيرة الصدئة كانت نقطة بيعيه جيدة |
| Babam da iyi bir fikir olduğunu düşünmüştü. Kısa bir süre! | Open Subtitles | لقد ظن أبى للحظة أيضاً أنها فكرة جيدة |
| Bilinmeyen Şahıs'ın sistem içinde olabileceğini düşünmüştü. | Open Subtitles | لقد ظن ان الجاني قد يكون يعمل في النظام |
| - Onun seçileceğini sanmış. - Seçileceğini mi sandın? | Open Subtitles | ـ لقد ظن إنه هو من سوف يلقيها ـ هل ظننت سوف تلقيها؟ |
| Senin olduğunu sanmış. Onu odanda yakaladığım zaman, | Open Subtitles | لقد ظن أنها لك عندما تركتها في غرفتك |
| Harika biri olduğunu düşünmüştür. | Open Subtitles | لقد ظن بأنكِ رائعة |
| Onu işte gördüm, kaskoyu ödediğini sandı. | Open Subtitles | و لدى الشيك أيضاً لقد رأيته فى حقول البترول لقد ظن أنه دفع الشيك للتأمين |
| Gettysburg Adresini LincoIn'un yaşadığı yer sanıyor. | Open Subtitles | لقد ظن ان عنوان عائله جيتيسبوج مكان اقامه لينكون |
| Detroit'te olduğunu sanıyormuş ama seni burada buldum. | Open Subtitles | لقد ظن أنكِ في ديترويت لكني وجدتكِ هنا |