| Brüksel'den, İngiltere'ye yeni döndüm... orada bu sabah Mareşal Montgomery ile bir toplantım vardı. | Open Subtitles | لقد عدت لتوي إلى إنجلترا من بروكسل و قابلت المارشال منتجومري هذا الصباح |
| Uzun bir iş seyahatinden yeni döndüm... annen ve ben şey yapmak üzereydik...sarılmak. | Open Subtitles | لقد عدت لتوي من رحلة عمل طويلة و أنا و أمك كنا على وشك أن ... نلحق بما مضى |
| Kabil'deki küçük bir işten yeni döndüm. | Open Subtitles | و لقد عدت لتوي من مهمة في كابول. |
| Ben de sık sık İtalya'ya giderim. Roma'dan yeni geldim. | Open Subtitles | و ذهبت ل(إيطاليا) كثيراً أيضاً لقد عدت لتوي من (روما) |
| Koşudan şimdi döndüm ve çıkmak üzereyim ve şu anda biraz meşgulüm. | Open Subtitles | لقد عدت لتوي من الركض وانا في طريقي للخارج ومشغولة نوعا ما |
| Dükkandan yeni döndüm. | Open Subtitles | لقد عدت لتوي من المتجر فحسب. |
| Vietnam'dan yeni döndüm. | Open Subtitles | لقد عدت لتوي من فيتنام |
| Annenle, alışveriş merkezinden yeni döndüm. | Open Subtitles | لقد عدت لتوي من المتجر مع أمك |
| Hiç hoş değil. Daha yeni döndüm. | Open Subtitles | هذا ليس لطيف.لقد عدت لتوي |
| - Daha yeni döndüm. - Bunu gördün mü? | Open Subtitles | لقد عدت لتوي - أرأيت ذلك؟ |
| - Daha Sacramento'dan yeni döndüm. - Vay! | Open Subtitles | (لقد عدت لتوي من (ساكرامنتو |
| Teknoloji alanından yeni geldim. | Open Subtitles | لقد عدت لتوي من منطقة التكنولوجيا |
| Doğru. Vietnam'dan yeni geldim. | Open Subtitles | لقد عدت لتوي من فيتنام |
| Isten yeni geldim daha. | Open Subtitles | لقد عدت لتوي من العمل |
| Hey, moruk benim, şehre şimdi döndüm. | Open Subtitles | مرحبا يا رجل, إنه أنا إممم, لقد عدت لتوي إلى البلدة |