| On senedir burada yaşıyorum ve hiçbir şeyin karşı tarafına geçmedim. | Open Subtitles | لقد عشت هنا لعشر سنين و لم أكن أبدا فى الجانب الثانى لأى شئ |
| Bak küçükbayan ben 50 yıldır burada yaşıyorum. | Open Subtitles | انظري يا سيدتي، لقد عشت هنا أكثر من 50عاماً |
| 60 yıldır burada yaşıyorum. Yaz tatilini iyi bilirim. | Open Subtitles | لقد عشت هنا لـ 60 عاما أعرف ما هى أجازة الربيع |
| Suriye'nin iç batısında bulunan Humus'ta doğup büyüdüm ve hep burada yaşadım. | TED | ولدت ونشأت في مدينة حمص، مدينة تقع في غرب منتصف سوريا، لقد عشت هنا طيلة حياتي. |
| Hayatım boyunca burada yaşadım. Sanırım yanılmadığımı anlayacaksınız. | Open Subtitles | لقد عشت هنا كل حياتي اعتقد بانك ستجدني دقيقة |
| Daha önce burada yaşamıştım. Ne kadar Ukraynalı varsa buralarda kalır. | Open Subtitles | لقد عشت هنا من قبل لقد كانت منطقة أوكرانيه |
| Benim de evimdi. Bir zamanlar burada yaşardım. | Open Subtitles | لقد كان منزلي كذلك , لقد عشت هنا ذات مرة |
| Yıllardır burada yaşıyorum ama birden ortaya çıkıp geçici heveslerin yüzünden beni buradan atmaya çalışıyorsun. | Open Subtitles | لقد عشت هنا لسنوات و أنت تظهرين من العدم و تحاولين طردى بسبب واحده من نزواتك الشهيره |
| Uzun zamandır burada yaşıyorum. Dilimizi konuşmayı unutmuşum. | Open Subtitles | لقد عشت هنا لفترة طويلة ، لذا أنا بالكاد أتذكر كيف أتكلم اللغة من هناك |
| 40 yıldır burada yaşıyorum! Çok kızgınım! | Open Subtitles | لقد عشت هنا لأربعين سنة و الان أنا غاضب |
| Uzun zamandır burada yaşıyorum. | Open Subtitles | لقد عشت هنا لزمن طويل يا عزيزي |
| 3 yıldır burada yaşıyorum ve 'J' treni olduğunu bilmiyordum bile. | Open Subtitles | لقد عشت هنا لثلات سنوات، J" لم أكن أعلم أنه هناك قطار يدعى". |
| Yıllardır burada yaşıyorum, neden sizinle daha önce hiç tanışmadık? | Open Subtitles | لقد عشت هنا لسنين لمَ لم أقابلك من قبل؟ |
| Hilda, gitmem gerekmiyor. Zaten 30 yıldır burada yaşıyorum. | Open Subtitles | (هيلدا)، ليس علي الذهاب، لقد عشت هنا 30 سنة إلى الآن |
| Millet gerçekten gelene kadar çek yazmamam gerektiğini öğrenecek kadar burada yaşadım. | Open Subtitles | اسمع , لقد عشت هنا فتره كافية لاعلم اني يجب الا اكتب الشيك حتى يظهروا امامي |
| Benim evim burası, Baba. İtalya'dan daha çok burada yaşadım. | Open Subtitles | بيتي هو هنا ، يا أبي لقد عشت هنا لفترة أطول مما عشت في إيطاليا |
| Ben hayatım boyunca burada yaşadım ve evim demek isteyeceğim başka yer yok. Jim. | Open Subtitles | لقد عشت هنا حياتي بأكملها، ولا يوجد مكان آخر أفضل من هذا يمكنني أن أطلق عليه وطني |
| 14'üme kadar burada yaşadım. Kudüs memleketimdi. | Open Subtitles | لقد عشت هنا حتى سن الـ 14 أورشليم" كانت وطنى" |
| Darryl, hayatım boyunca burada yaşadım. Ayrıca burası artık çok güzel oldu. | Open Subtitles | (داريل)، لقد عشت هنا طوال حياتي بالإضافة، المكان أصبح رائعاً جداً الآن |
| Uzun zaman önce burada yaşamıştım. | Open Subtitles | لقد عشت هنا منذ أمدٍ بعيد |
| Uzun zaman önce burada yaşamıştım. | Open Subtitles | لقد عشت هنا منذ أمدٍ بعيد |
| Eskiden burada yaşardım. | Open Subtitles | لقد عشت هنا |